Total Lub Marine
Haber Detayı
20 Ocak 2021 - Çarşamba 08:58 Bu haber 1766 kez okundu
 
Her şeyin sebebi faizler mi?..
Emtia fiyatları yükseliyor. Ülkede otomasyon altyapısı zayıf. Tarımda ne üreten ne de tüketen memnun. Ülkede eğitimde, adalette ve sosyal hayatta ciddi sorunlar var. Enerjiyi doğru kullanmıyoruz. Futbolun durumu ortada. Vee suçluyu bulduk: Faizler
EKONOMİ Haberi
Her şeyin sebebi faizler mi?..

Prof. Dr. Emre Alkin
Akademisyen, Ekonomist & Yazar

 

Şaka yapmıyorum. İşini doğru yapmayan herkesin sığındığı şey faizlere çatmak oldu. Neticede, ABD'deki yemin töreni öncesinde sinirler gerilmiş iken, Türkiye'de Merkez Bankası kararına az bir süre kala bir kere daha "faiz sebeptir/sonuçtur" tartışması çıktı.


Daha önce sayısız makale, yorum, video ve paylaşımda faizin sebep değil sonuç olduğunu, ülkede bu kadar sorun varken faizin listede ön sıralarda olmadığını, daha önce başka işlerin yapılması gerektiğini, faizin de buna bağlı olarak düşeceğini anlattık. Ancak dinleyen yok. 


Mesela geçenlerde iş dünyasının önemli kuruluşlarından birinin yaptığı faiz çıkışı bana epey manidar geldi. "Bankaların kredi faizleri fahiş hale geldi" diyor. Baktık inceledik, mevduat faizi ile kredi faizleri arasında büyük bir makas yok, ancak firmalar giderek daha riskli hale geldikleri için krediler için uygulanan faiz oranları elbette giderek yükseliyor. Peki faizi yükselten sebepler ne? Cevabı basit. Aslında Meslek Kuruluşlarının seslendirmeye korktuğu ve çekindiği "çözülmemiş" ya da "daha kötü hale gelmiş" meseleler. 


Halbuki iş dünyasının bu aralar en önemli problemi hammadde, aramalı ve yatırım malı tedarikçilerinin adeta "tok satıcı" haline gelmesi. Ancak bu "tok satıcılar" da Meslek Kuruluşlarına üye oldukları için, problemin ana kaynağı olan maliyetler konusunda bir çıkış yapmak yerine, bankalara mesaj vermek tercih ediliyor. Çünkü Meslek Kuruluşlarının faiz konusunda sorumluluğu da görevi de yok. 


Ülkemizde tarımdan sanayiye, hizmetlerden akla gelecek her sektöre kadar bozulmalar olduğu, ciddi bir maliyet enflasyonunun yaşandığı TÜİK rakamlarıyla bile tescil edilmiş olduğu halde, 100 binlerce meslek örgütü üyesinin asıl sıkıntısının bankalarda olduğuna dair bir intiba verilmesi, bana göre doğru bir davranış değil. Maliye politikaları, tarım politikaları, dış ticaret rejimi, kambiyo rejimi, piyasa denetimsizliği, gümrük uygulamaları ve diğer birçok mesele firmaların belini bükerken, bankalara çatmak biraz kolaycılık olmuş açıkçası.


"Rotan belli değilse rüzgarın sana faydası olmaz..."

Faizin her kötülüğün sebebi olarak tarif edilmesi, ekonominin kalan kısım kısımlarındaki arızaların göz ardı edilmesi sonucunu yaratacak endişesi içindeyim. Özellikle kanun gücüyle üyelerinden para toplayan kuruluşların faiz yükseldikçe toplamı milyarlarca TL'yi bulan mevduatlarının daha da arttığını gördüğümüz için, faiz konusundaki söylemlerin içinin fazla dolu olmadığını da söylemek durumundayım. İş Dünyasını temsil eden meslek kuruluşlarının piyasalardaki başı bozukluğu önlemek adına somut adımlar atmayıp, kendi uhdelerinde olmayan ve sorumluluk taşımadıkları tarafları işaret ederek hedef şaşırtmaya çalıştıklarına dair bir intiba oluşuyor maalesef. Faizin yüksekliğinden herkes şikayetçi, ancak kimse faizin yükselme sebeplerini görmek istemiyor. 


Önceki dönemde enflasyonu düşürme metodları, uygulanan para politikası ve Merkez Bankası’nın rezervleri tüketme şekline hiç ses çıkarmayan meslek kuruluşlarının, tüm bu gelişmeler sonucunda yükselen faize itiraz etmeleri, herhalde sadece ülkemizde yaşanabilecek bir olaydır diye düşünüyorum. 


Onlara sormak istiyorum: Eğitim, adalet ve özgürlük seviyesinden memnunlar mı? Üzerinden araç geçemeyecek kadar pahalı köprü-tünel ve otoyollar konusunda bir şey söylediler mi? Faizden şikayet ediyorlar ama faizlerin neden yüksek olduğunu bilmiyorlar mı? Kurdukları üniversitelerdeki akademisyenlerden faizlerin neden yükseldiği konusunda rapor istediler mi? Merkez Bankası Rezervlerinin tüketildiğinden haberleri var mıydı? Haydi haberleri yoktu diyelim, danışmanları hiç söylemedi mi? Eğer söyledilerse bu kuruluşları temsil edenler neden sustu?


Son olarak şunu da sormak istiyorum: Tüm bunların suçlusu faiz mi, yoksa yapılması gerekenler zor geldiği için mi faizlere sarılıyorlar?


Ben meseleye geri döneyim: Merkez Bankası’nın enflasyondaki gelişmeler ve likidite gerçeği doğrultusunda üç aylık sürede 150-200 baz puan faiz artırma ihtimali bulunduğunun altını çizmek istiyorum. Bu ay faiz artırmazsa gelecek ayki faiz adımı daha büyük olabilir. 


Merkez Bankası’nın şu ana kadar gösterdiği performans doğru yerde doğru adımı atacağına dair bize yeterli intiba vermektedir desem yanlış olmaz.


Önemli not: Ben de faizlerin yüksekliğinden hoşlanmıyorum. Ancak faizlerin çok düşük olduğu dönemlerde iş dünyasının neler yaptığını, şu an içine düştüğümüz durumdan gayet iyi anlıyorum. "50 yıllık firmayım" diyenlerin bile 2.5-3 aylık ömrü varmış meğerse. Sözün özü şu: "rotan belli değilse, rüzgarın sana faydası olmaz". Alınanlar varsa yapacak bir şey yok. Dost acı söyler. 
 

Kaynak: (db) - deniz bülten Editör: Haber Merkezi
Etiketler: Her, şeyin, sebebi, faizler, mi?..,
Yorumlar
Haber Yazılımı