Haber Detayı
02 Mayıs 2017 - Salı 14:48 Bu haber 349 kez okundu
 
Çinliler Avrupa kıtasına karadan demiryolu ile ulaştı
ENERJİ Haberi
Çinliler Avrupa kıtasına karadan demiryolu ile ulaştı

Çin merkezli bir sarkaç hareketi ile ürünler, Çin’den Avrupa’ya Güney Asya’daki Arap ülkeleri limanlarında yaptıkları dağıtım merkezlerini de uğrak yaparak Akdeniz’deki belirli limanlar başta olmak üzere Kuzey Avrupa limanlarına kadar taşımaktadır.

Daha önce Çin devinin deniz taşımacılığında alternatif yollar arayarak Kuzey Rotasından Avrupa’ya gemi seferleri koyduğunu, bunun da amacının Çin mallarının Avrupa’ya ulaşım hızının arttırılıp taşıma süresinin kısaltılmasına yönelik olduğunu belirtmiştim. Büyük nüfusu ve üretim potansiyelinin karşılığı Çin, mevcut pazarlarıyla devam etmenin yetersiz kalacağını gördüğü için şimdiye kadar yoğun giremediği Avrupa kıtasına gözünü dikerek bu zenginler topluluğunun yeterince değerlendirilmediğini görerek entegrasyonu sağlayacak büyük bir planı devreye koymuş bulunmaktadırlar. Bilindiği gibi İngilizlerce Çin’in keşfi 1. yy’da sağlanmış olup, bu keşif yolu İPEK YOLU olarak anılmaktadır. İpek yolu tarihler boyunca Doğu-Batı yönündeki ticareti temsil etmekte olup, bu yolun önemi Hindistan Baharat Yolu ile birlikte Batının sömürge yolu olarak ta tanımlanabilir. Kristof Colomb İspanya’dan Hindistan’a gitmek üzere denizlere açıldığında hayali Batıya yönelip Hindistan’a ulaşmakken Amerika Kıtasını keşfetmiştir. Çin’in son yüzyılda Mao’nun çizgisinden saparak Japonların 2. Dünya Harbi sonrasında uyguladığı ucuz üret ve sat politikasının benzer bir yaklaşımla dünya pazarlarına girip bugünkü Japonya’yı yaratmalarının modelinde ucuz ve göz alıcı tüketim mallarından başlayarak, endüstriyel ürünlere buradan da komple anahtar teslimi tesislere varıncaya kadar pazarlayıp, daha sonra da finansmanını da getirerek “ne yap ne et sat” politikasının kalıcı olmasını sağlayacak noktaya getirilmesi aşamasına gelmiş bulunmaktadır. İlk adımlar Çin’e yakın ülkeler olur diye düşünülürken başta Amerikan ve Avrupa Teknolojisi ve finansmanları ile ürün kalitesi normlara standartlara ulaşmış her marka Avrupa ürünü ve Amerikan modelleri Çin’de Amerika ve Avrupa parası ile sermayesi sayesinde alım garantili olarak üretilmeye başlanmıştır. Bu ürünlerin alıcıları başta Amerika olmak üzere, Avrupa ülkeleridir. Çinliler bu ticareti yürütürken önce bu malların Çin’den Batıya ve Amerika Kıtasına ulaşımı için Çin sahillerinde dev limanlar inşa etmişler, deniz nakliye şirketleri kurmuşlardır. Çin merkezli bir sarkaç hareketi ile ürünler, Çin’den Avrupa’ya Güney Asya’daki Arap ülkeleri limanlarında yaptıkları dağıtım merkezlerini de uğrak yaparak Akdeniz’deki belirli limanlar başta olmak üzere Kuzey Avrupa limanlarına kadar taşımaktadır. Ancak günümüzde Global Mega taşıyıcılara bu işi kaptırır duruma düşüp deniz taşımacılık şirketlerine kilit vuracak hale gelmişleridir. Şunu da tekrar belirtmek gerekir ki Çin bu büyük patlamasının sonucu artık kabuğunda stabil kalması mümkün olmayan bir döngüye girmiş bulunmaktadır. Elinde birikmiş inanılmaz miktarda doları Çin’in alt yapısını, yaşam şartlarını iyileştirmeye harcamış yollar, barajlar, yeni demir çelik fabrikaları, yeni yerleşimler, elektrik santralleri, sanayi tesisleri ve diğerlerine yatırmış ülke için planladığı hedeflerinin büyük çoğunluğunu tamamlamış bulunmaktadır. Bu Çin patlaması devri dünya petrol fiyatlarının düşmesi, genel ekonomik sıkıntıların Pazar ülkelerinin tasarruf tedbirleri sonucu ticaretin daraldığı bir noktaya geldiğinde Çin Ekonomisinin de daraldığını gören Çinliler önce ucuz ama daha kaliteli üretime yönelik adımlar atarak, bu ürünleri daha hızlı alıcılara ulaştırma senaryolarına ağırlık vermişlerdir. Bunun başında Amerika’da seçim öncesi yapılan söylevler Çin’de ayrıca yeni bir rüzgâr yaratmış olup, bu rüzgâr Amerika’nın kendi ürününü dışarıdan almak yerine kıta Amerika’sında üretmek politikasına dayanmaktadır. Çin alternatif pazarlar arayışına son senelerde Afrika Kıtasını da katarak, Afrika’nın doğu sahillerinde lojistik üsleri önünde limanları ile birlikte, yol demiryolları da dâhil bir networkü kendi paralarıyla 2011 yılından itibaren oluşturmaya başlamıştır. Ancak bir gerçek Afrika Kıtası ülkeleri zaten hiç olmayan ekonomik durumları sonucu kısa ve orta vadede Çin’in derdine ilaç olmayacağı için bu sefer gene Avrupa’ya dönerek İpek Yolunu sandıktan çıkartıp ortaya    -One Belt, One Road- adı altında bir proje koymuşlardır. Bu proje büyük bir stratejik derinlik projesi olup, karadan ve denizden Avrupa-Çin arasında Asya ülkelerini de içine alan ticaret ve yatırım bağlantısına yöneliktir. Bu bağlantı Çin’in üretim merkezlerinden başlayıp Orta Asya üzerinden Rusya’dan geçen ve Almanya’dan Avrupa içindeki networke bağlanan Manş Tünelinden de İngiltere’ye ulaşan demiryolu kara ulaşım hattıdır. Bu avantajın esas tarifi stratejik ve jeopolitik yaklaşımları da bünyesinde taşıyan yeni bir ekonomik gücün ortaya çıkmasıdır. Bu yıl Davos’taki -Economic Forum- Çin’in başta Lideri XI. Jingping olmak üzere bir büyük heyetin katılımı ile yapılmış olup, Davos’ta bu projenin detayları ve gelişimi müzakere edilmiştir. Ancak bu toplantıdan önce 2016 yılında Çin bu projeyi promote etmeye başlamış olup, 1 trilyon dolar bu projede kullanmak üzere bütçeye koymuş bulunmaktadır. Bu bütçe Çin Şirketleri kanalıyla finansman koridor üzerindeki ülkelere yatırım olarak harcanacaktır. Böylece Çin Uzakdoğu ülkesi olmaktan çıkacak bir Avrupa Asya ülkesi, olarak kapsama alanını büyütecek imkâna kavuşacaktır. Bu arada Çin Avrupa’ya bir gösteri yaparak karadan ulaşmış bulunmaktadır. Bu koridoru kullanarak Çin’den demiryolu ile ilk tren Katar’ı taşıdığı Çin ihracat malları ile Rusya üzerinden 18 günde İngiltere’ye ulaşmış bulunmaktadır. Bu ilk prototip demiryolu taşımacılığı tüm güçlüklere rağmen projenin tutarlılığını göstermek bakımından çok önemli bir adımdır. 01 Ocak 2017 tarihinde küçük ev eşyaları, kıyafet, tekstil ürünleri yüküyle yola çıkan tren Kazakistan, Rusya, Belarus, Polonya, Almanya, Fransa ve Belçika’dan geçerek Manş Tünelinden İngiltere’ye ulaştı. Basında çıkan haberlere göre çok kısa süre içerisinde “Yeni İpek Yolu” Projesinin avantajlı olduğu gözlemlendi. Proje resmen hayata geçirildikten sonra ilk haftada Avrupa’ya doğru 1881 yük treninin yola çıktığı kaydedildi. Kargo şirketlerini 12.000 km’lik mesafe hiç korkutmadı. Yükün tren yoluyla taşınmasının denizyolu taşımacılığına göre neredeyse 3 kat daha hızlı, 30 gün daha az vakit aldığı” belirtildi. İşte bu projenin daha ilk seferinde “Yeni İpek Yolu” 16 Çin şehri 39 güzergâh üzerinden 15 Avrupa kentine bağlanmış oldu… 25 Temmuz 2008’de Hürriyet Gazetesindeki bir haberde ise Türkiye’nin ve yakın coğrafyasının “Doğu-Batı arasındaki tarihi köprülük” misyonu için en önemli projelerden biri olan Avrupa’dan Çin’e kadar geniş bir coğrafyanın ticaretine ivme kazandırarak Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesinin Türkiye ayağının yapımına başlandı. Proje tamamlandığında Londra’dan kalkan bir tren Çin’e kadar gidebilecek… Bu hattın temeli 21 Kasım 2007 yılında Tiflis yakınlarında Marabda İstasyonunda gerçekleştirilmişti. 2006 yılında ise Astana’da Kazakistan ve Çin’in katılımıyla bir bir protokol imzalanmıştı. Şimdi bu yol Kuzeyden Kazakistan’dan ve Rusya’dan geçerek Almanya’da Duisburg’a oradan da diğer Avrupa ülkelerine yayılıyor. Bu taşımacılıkta ilk sefer 18 günde yapılırken eski Sovyet ülkeleri demiryolu ray açıklıkları farkından dolayı yükü aktarmak için kaybedilen sürede dâhil olup, taşımacılığı organize eden ise INTER Rail + China Railway + DB Cargo Organizasyonu yükün Avrupa standart'ında olan daha geniş ray sistemine uygun vagonlara indir bindiri’de organize ederek ve maliyetini de sırtlanarak bu projeyi yürütüyor. Peki, bu demiryolu standardize edilerek indir-bindir’den kurtarılıp modernize edilerek daha hızlı taşıma imkânına kavuşturulursa bu yük kaç günde İngiltere’ye gidebilir? Derseniz 12 günü şimdiden söylemek mümkün. Sonuçta Çin’den Batıya gelen yükler yakın vadeden başlamak üzere Çin Yönetiminde teşvikiyle belirli bir süreçte demiryoluna kayacak orta ve uzun vadede ise yol geliştirildikçe de ağırlık uzun süre alan deniz yolundan karadan kısa sürede ve daha ucuz olarak demiryolu taşımacılığına dönüşebilecektir. Ama Türkiye bu yolun devreye girmesi sonucu Anadolu üzerinden geçecek “Yeni İpek Yolu” projesinde (İpek Yolunun orta kuşağı) 2. Yol alternatifinde kalması sonucu umudunu Azerbaycan’la birlikte genelde muhafaza edecektir. KAYNAK: Foto: Xınhva Port Technologies 4.1.2017 Google deniz bülten
Kaynak: Editör:
Etiketler: Çinliler, Avrupa, kıtasına, karadan, demiryolu, ile, ulaştı,
Yorumlar
Haber Yazılımı