19 Eylül 2019 Perşembe
  • DOLAR
  • EURO
  • BIST
Parçalı Bulutlu
26°C

GMO Başkanı Salih Bostancı’nın Kabotaj Bayramı hakkındaki görüşleri

GMO Başkanı Salih Bostancı’nın Kabotaj Bayramı hakkındaki görüşleri
GÜNCEL - 7 Eylül 2019

Salih BOSTANCI
Gemi Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı

Kabotaj Kanunu’nun Türk denizcilik sektörüne katkıları ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

Deniz ve su yollarına kıyısı olan devletlerin bağımsızlığı  sadece kara parçaları üzerindeki hakimiyeti olarak algılanmamalıdır. Bu tip ülkeler ancak kendi karasularında ticaret ve seyrüsefer yapabilme imtiyazına sahipse tam anlamda bağımsızdır diyebiliriz. Bu anlamda kabotaj, bir devletin, kıyılarındaki limanlar arasında yapılan deniz taşımacılığı hakkının yalnız kendi bayrağını taşıyan gemilere tanınmasıdır.

Osmanlı Devleti ne yazık ki kabul ettiği bir takım imtiyaz kapitülasyonlarla Türk denizlerinde, yük ve yolcu taşıma hakkını Batılı devletlere vermiştir. Bu kapsamda güçlü döneminde Fransa’ya verilerek başlatılan kapitülasyonlar, daha sonra Rusya ve İngiltere’ye de verilmiş ve güçsüz olduğu dönemlerde adeta Osmanlı devletinin kanını iliğini sömüren bir hale gelmiştir. Verilen kapitülasyonlar sonucunda deniz ulaştırmasının büyük bir bölümü ile önemli limanların işletilmesi yabancıların eline geçmiş ve bu nedenle çok uzun yıllar boyunca Türkler, kendi denizlerinde ticareti yapamamıştır.

24 Temmuz 1923 tarihli Lozan Barış Antlaşmasının 28. Maddesi kapsamında 19 Nisan 1926 tarihli ve 815 sayılı Türkiye Sahillerinde Nakliyatı Bahriye (Kabotaj) Ve Limanlarla Kara Suları Dahilinde İcrayı San’at Ve Ticaret Hakkında   Kanun’un kabul edilmiş ardından da, 1 Temmuz 1926’da yürürlüğe giren kabotaj kanunu ile denizciliğimizin kurtuluş savaşı zaferi de kazanılmıştır. Bu yönüyle kabotaj kanunu, denizlerimizdeki egemenliğimizin tescili anlamına gelmektedir.

Yabancı devletlerin deniz ticaretindeki hakimiyeti kabotaj kanunun yürürlüğe girmesinin ardından son bulmuş ve Türk karasularında yolcu ve yük taşıma hakkı sadece Türk gemilerine verilmiştir. Böylece Türkiye denizlerinde tam bağımsızlığı sağlanmış oldu. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, millî ekonomi gereğince yabancıların Osmanlı Döneminde kapitülasyonlardan yararlanarak kurdukları ticaret işletmelerini de satın alarak millîleştirmeye başladı. Ayrıca Kabotaj Kanunu ile insanımızda denizlerimize sahip çıkma bilinci oluşturulmuş ve denizciliğimiz gelişerek büyümüştür.

Globalleşen dünyanın, uygulanmakta olan kabotaj şartlarını ne şekilde etkilediğini düşünüyorsunuz?

Dünyanın pek çok ülkesinde kabotaj hakkı kullanımına yönelik kanunlar kurallar bulunmaktadır. A.B.D, Kanada, Çin, Japonya kabotaj hakkı ile ilgili kendi vatandaşına, işletmecisine ve limanına pek çok imtiyaz vermiştir. Avrupa Birliği’ne üye devletler için benzer imtiyazlar tanımlanmıştır. Bu anlamda kabotaj kanunları, denizciliği dış rekabete karşı korumayı amaçlamakla birlikte, deniz taşımacılık altyapısını ulusal güvenlik bakımından da kontrol etmeyi ve deniz emniyetini sağlamayı da amaçlar. Dolayısı ile Kabotaj Hakkının ekonomik yönünün yanı sıra   emniyet ve güvenlik yönü olduğu da unutulmamalıdır.

Kabotaj hakkının bulunması maalesef tek başına yeterli olmamaktadır. Bu hakka paralel olarak yetkinliklerinizin ve kapasitenizin de geliştirilmesi gerekmektedir. Mevcut durumda, maalesef limanlarımız arasındaki deniz yoluyla yük taşımacılığının hakkettiğimiz düzeyde olduğunu söyleyemeyiz. Aynı durum kent içi ulaşımda da geçerlidir. Kabotaj hakkının kullanılmasını sağlayacak alt yapı ve anlayışın geliştiğini söylemekle beraber kent içi deniz ulaşımının artan nüfus ve trafik yüküne uygun olarak gelişmediğini görmekteyiz. Benzer şekilde Ülkemizde kargo ve yük taşımacılığı da denizcilikten uzaklaşmaktadır. Oysaki Sadece zarar ettiği için ya da verimsiz olduğu için bu hatların iyileştirmesini sağlayacak alternatif çözümler, teşvikler aramak yerine deniz taşımacılığın azalmasını seyretmek, kabotaj hakkımızın kullanılmadığı anlamına da gelir. Denizcilik kültür, bilgi, tecrübe ve sermayenin birlikte oluşturduğu bir bütündür. Bu bütünlüğü kaybetmeden çözümler üretilmesi gerekmektedir. Bu şekilde tüm dünya ile rekabet edebilecek bir yapı oluşturmak mümkün olur.

Diğer taraftan kılavuzluk ve römorkör faaliyetlerimiz ve limanlarımızın yabancı ortaklıklara satışı ve yabancı ortaklıkların ülkemizde liman inşa etmeleri sonrası kabotaj hakkının kullanılması ile ilgili durumlarla karşı karşıyayız. Bu tip faaliyetlerde ya da gemi inşa faaliyetlerinde hizmet veren firma ortaklıklarında yabancıların bulunması Kabotaj Kanunu’nun bütünlüğü ile tezat teşkil etmektedir.

Bu kapsamda globalleşen dünya da bile güçlü devletlerde olduğu gibi kabotaj hakkından feragat edilmemelidir. Ancak bu şekilde bilgi, tecrübe, sermaye ve yetişmiş insan gücüyle güçlü bir denizciliğe ve kendi denizlerimize  bir bütün olarak sahip olmak mümkün olacaktır.

Devletin, kabotaj yükümlülükleri dışında hangi konularda sektöre katkı vermesini bekliyorsunuz?

  • Kombine taşımacılığın önemi göz önüne alınarak, limanlarımız kara ve demiryolu bağlantıları ile güçlendirilmeli, kombine taşımacılığa uygun hale getirilmesi sağlanmalıdır.
  • Kent içi ulaşımda deniz taşımacılığının payının artırılmasını sağlayacak önlemler alınmalı ve deniz taşımacılığı teşvik edilmelidir.
  • Yaşlanan ve küçülen koster filosu nedeniyle ülkemizde kabotaj taşımacılığı yeterli düzeyde olmamaktadır. Koster filomuzun yenilenmesi sağlanmalıdır.
  • Benzer şekilde ticaret filomuzun gençleştirilmesi sağlanmalıdır.
  • Limanlarımızın daha modern, verimli ve daha tercih edilebilir olması sağlanmalıdır.

deniz bülten

HABERİ PAYLAŞ :
YORUMLAR

Bu içerik için ilk yorumu siz yapabilirsiniz.

İsminiz* Zorunlu

E-Posta adresiniz* Zorunlu

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.


Sitemizde yayınlanan tüm haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Haberlerin kopyalanması yasal açıdan kesinlikle yasaktır!
Copyright © 2017. Tüm Hakları saklıdır.