20 Ocak 2020 Pazartesi
  • DOLAR
  • EURO
  • BIST
Yağışlı
7°C

Dördüncü Sanayi Devrimi ve Gemi İnşası Üzerinde Küresel Etkileri

Dördüncü Sanayi Devrimi ve Gemi İnşası Üzerinde Küresel Etkileri
YAZARLAR - 28 Ekim 2019

Aytek GÜNGÖR
Kıdemli Dizayn Planlama Koordinasyon Mühendisi
STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ

Bilişim teknolojisinde yaşanan baş döndürücü gelişme; otonom karar verebilen robotların, ürünlerin ve makinelerin birbirine internet ile bağlanmalarını mümkün kılmıştır. Böylece daha verimli, entegre, değişikliklere hızlı cevap verebilen bir imalat yöntemi fikri ortaya atılabilmiştir. Bu üretim felsefesi; kısaca Endüstri 4.0 olarak adlandırılmaktadır.

Üretkenlik açısından getireceği büyük yeniliklerin yanı sıra önceki sanayi devrimleri gibi sonuncusunun da insan topluluklarına sosyal, ekonomik ve kültürel etkileri olacağı, küreselleşme konusuna yeni pencereler açacağı bir gerçektir.

Gemi imalatı, oldukça karmaşık bir ürün değer zincirine sahiptir. Bu zincirin her bir halkasında kalifiye işçi, tekniker ve mühendis istihdam edilmektedir. Sektör paydaşları gerek teknik yeterliliklerinden faydalanmak gerek maliyeti düşürmek amacıyla yerli ve yabancı pek ok altyüklenici ile birlikte çalışmaktadırlar. Bu durum onları küresel üretim ağlarına oldukça bütünleşik kılmaktadır.

Gemi inşa, pek çok sanayi kolu gibi Endüstri 4.0 konusundaki gelişmeleri oldukça yakından takip etmektedir. Bazı sektör firmaları, somut çalışmalar yürütmüş, hatırı sayılır ilerleme kaydetmiştir.

Endüstri 4.0 ve Gemi İnşası

Endüstri Devrimi kavramı, günümüze kadar gelen dönemde üç kısımda incelenebilir. Birinci Sanayi Devrimi, 18. Yüzyıl sonlarına doğru buhar gücü ile çalışan dokuma tezgahlarının kullanılmasıyla başlar. Elektrik enerjisi yardımı ile seri üretime başlanması, İkinci Sanayi Devriminin habercisi olarak değerlendirilir (1870). Üçüncü Sanayi Devrimi, elektronik gereçler ve bilgi teknolojilerinin uygulanması ile imalatın otomatikleştirilmesi olarak tanımlanabilir (1969). Yakın zamanda veri ile fiziksel dünya, makine ile insan arasında internet bağı ile yoğun bir işbirliğini öngören Dördüncü Sanayi Devrimi kavramı hayatımıza girmiştir [1].

Dördüncü Sanayi Devrimi (Endüstri 4.0); büyük veri analizi ile otonom karar verebilen Siber-Fiziksel Sistemlerin (CPS), birbirine ve ürünlere Nesnelerin İnterneti (IoT) ile bağlı olduğu, bu yapıların iş akışını yönettiği, yüksek verimli, entegre, otomatik ve optimize üretimi hedef alan projedir. Temel hedef, Akıllı Fabrika idealinin gerçekleştirilmesidir [1]. 2011 yılında Hannover fuarında tanıtıldığı günden beri hakkında pek çok değerlendirme yapılmıştır. Robotların kendi kararlarını verebildiği, merkezi yerine yayılmış yönetimin benimsendiği, bilgi teknolojilerinin üretimin destek süreci olarak görülmesinden öte bizzat önemli bir parçası olarak değerlendirildiği, yapay zeka, 3-B yazıcılar ve daha pek çok teknolojik ilerlemeyi barındıran kısacası akıllı imalatın tam manasıyla gerçekleştirilmesi fikri, küresel anlamda büyük nimetleri ve korkuları beraberinde getirmektedir.

Gemi inşası; tasarım, tedarik ve inşa aşamalarının ve bunlara bağlı faaliyetlerin büyük ölçüde eş zamanlı yürütüldüğü bir uğraşıdır. Ekonomi üzerinde önemli etkileri olan bu endüstri dalı; ana yüklenici, gemi sahibi, üçüncü taraf denetim kuruluşları, küresel ve yerel tedarikçiler arasında yoğun koordinasyon ve işbirliği gerektirir.

Gemi İnşası 4.0; ürün değer zincirindeki tüm aşamaların dijitalleşme ve akıllı üretim kapsamında dönüştürülmesidir. “Tersane 4.0”, “Akıllı Tersaneler”, “Akıllı Gemi İnşası” olarak farklı isimlerle de adlandırılabilen süreçte bazı firmalar önemli adımlar atmış, kimisi harekete geçmeyi planlamakta, kimisi de bu fikirden uzak kalmayı düşünmektedir [2]. Akıllı Tersane fikrinin temel uygulama alanları şimdilik; paydaşlar arasında daha hızlı ve yakın ilişki, dizaynda optimizasyon, geminin dijital ortamda üretim simülasyonunun yapılması, iş akışının optimize edilmesi, tekrarlanan faaliyetlerin otomasyonu, 3-B yazıcıların yaygın kullanımı olarak sıralanabilir.

Dijital ortamda yapılacak üretim simülasyonu; iş akışının optimize edilmesine katkıda bulunacaktır. [3]

Ülke İçi Üretime Geri Dönüş (Reshoring)

İnşa edilecek geminin bir bölümünün, maliyet ve/veya zamandan tasarruf edilmesi için kendi ya da başka bir ülkenin tersanesinde üretilmesi bir seçenek olabilir. Önemi artan otomasyonun özellikle kaynak gibi yinelenen faaliyetlerde daha sık kullanılmaya başlanması, ülke içi üretime geri dönüş kararlarını tetiklemiştir. Norveç menşeili bir firma olan Kleven Tersanesi, üreteceği gemiyi parçalar halinde organize etmekte, inşa faaliyetlerinin yaklaşık %70’ini Norveç’te gerçekleştirmektedir. İnşanın kalan kısmını deniz ötesi tedarikçilerine yaptırmakta, üretilen gemi parçaları deniz yoluyla Ullsteinsvik’e gelerek birleştirilmektedir. Böylece tersane, maliyeti büyük ölçüde düşürebilmektedir. Kleven Tersanesi, Dördüncü Sanayi Devriminin temel getirilerinden olan kapsamlı otomasyonu kullanarak kaynak işlerinde makineleşme faktörünü arttırabilmiştir. Düşen iş gücü maliyetleri ile Doğu Avrupa’daki altyüklenicilerine taşere ettiği inşa faaliyetlerini kendi ülkesine tekrar çekmeye başlamıştır [4].

Yolcu gemisi üst bina bloğunun üretildiği ülkeden başka bir ülkedeki tersaneye taşınması [5]

Uluslararası tedarikçiler ile entegrasyon.

Ürün Yaşam Döngüsü Yönetimi (PLM) yazılımları ile hızlı bilgi paylaşımı ve paydaşlar ile tümleşik bağlar kurulması mümkündür. Bu sayede firmalar, yurtdışı altyüklenicileri ile daha yoğun ilişkiler içine girilebilir. Bu durum, yurda dönüş kararları üzerine etkiler ile çelişki yaratıyor gibi görünse de hangi eğilimin daha cazip olduğu; ana firmanın altyüklenici yeteneklerine ne ölçüde ihtiyaç duyduğuna ve hizmetlerinin ne kadar karmaşık olduğuna bağlıdır. Değer zinciri yerelden ziyade küresel olan firmalar, dijitalleşme ve otonom makineler sayesinde ulusötesileşme eğilimi taşıyacak ve küresel tedarikçileri ile daha bütünleşik bir değer zinciri kuracaktır [6].

Yalın Üretim Yöntemi

Firmaların rekabetçi bir pazarda varlığını sürdürebilmesi; verimliliğini ve karlılığını arttırabilmesine, zaman ve para kaybının önüne geçebilmesine sıkı şekilde bağlıdır. Bu amaçla yalın üretim felsefesi benimsenmektedir. Bölgesel ve küresel çapta ürün şartnamesinin belirlenmesinde, gemi tasarım dokümanlarından ürün geliştirmesinde, tedarik ve inşa aşamalarında, gereken zamanda malzeme ve donanım temininde, düşük stok tutulmasında, israf ve ıskartanın azaltılmasında, kısacası yalın üretime geçilmesinde büyük veri analizi, PLM yazılımları ve insan ile makine etkileşiminin etkisi büyük olacaktır [7].

Ürün Değer Zinciri

Tasarım, tedarik, montaj, üretim, denetim ve üretim sonrası faaliyetler ile oldukça karmaşık ve zengin bir ürün değer zincirine sahip olan gemi inşasının; dijital dönüşüm ile kayda değer bir değişim geçireceği iddia edilmektedir. Akıllı Tersaneler fikrine uyum sağlayabilmek için üretim sistemlerinin düşey, yeni nesil değer oluşturma ağlarının yatay entegrasyonu ve gemi parçalarının tüm yaşam döngüsünün tekrar tasarlanması gibi sorunlar belirmektedir [8].

Büyük veri ve bilgi işlemleri altyapısının etkin bir şekilde kullanılması ile ana yüklenici firmanın tedarikçileri ile daha etkin bir iletişim kuracağı, lojistik, gecikme, tekrar işleme ve işlem maliyetlerini azaltacağı kolaylıkla öngörülebilir. Meyer Werft Tersanesi, dijital dönüşümü sonrasında kendi üretim tesisleri ile altyüklenicileri arasında daha yakın ve hızlı iletişim oluşturup ve küresel anlamda müşterilerine daha hızlı cevap vererek rekabetçiliğini ön plana alacağını planlanmaktadır [9].

İş Gücü

Dördüncü Sanayi Devriminin küresel üretim ağlarının büyük aktörleri ve onların iş gücü üzerinde büyük etkileri olacağı savunulmaktadır. Güney Kore; sahip olduğu nitelikli işgücü, teknolojik üstünlüğü ve coğrafi konumunun avantajları ile gemi inşa sektörünün önde gelen ülkelerinden biridir. Küresel üretim ağlarında büyük katkıları olan ülkenin, gemi inşa sanayinde otomasyon ve robot teknolojilerinin yaygınlaşması ile teknik personel ihtiyacında %52’lik bir düşüş yaşaması öngörülmektedir. Bununla beraber yazılım geliştirme, sistem mühendisliği ve robotların bakım görevlerinde çalışacak teknik eleman ihtiyacı da ters orantılı olarak artış gösterecektir. Bu ülkede yaşanması muhtemel değişim, birlikte çalıştığı yabancı paydaşlarını da etkileyecek ve onlar üzerinde de benzer değişimler yaşanmasına sebep olacaktır [10].

Uluslararası iş gücü ve sendikaların dijital dönüşüm ile ilgili görüşleri çeşitlilik gösterse de uyum sağlayıcı ve kucaklayıcı bir tavır takınmanın fayda sağlayacağı kanısı ağır basmaktadır. İtalya, Almanya, İsveç ve İspanya Metal İşçileri Sendikaları yaklaşımlarının değerlendirildiği bir raporda, yeni teknolojileri kabullenmenin çalışma koşulları üzerinde olumlu etkisi olacağı, otonom robotların işçilere kolaylık sağlayacağı, yoğun eforu azaltacağı, yüksek beceri ve eğitim gerektiren yeni iş alanlarının oluşacağı üzerinde durulmuştur. Adı geçen ülkelerdeki işçi örgütleri, Dördüncü Sanayi Devrimini pek çok sektörde rekabetçiliği arttıracak büyük bir fırsat olarak görmektedirler ancak devletlerinin çalışanları yüksek dijitalleşme, rekabetçilik ve küreselleşme ortamında korumaları gereği üzerinde hassasiyetle durmaktadırlar [11].

Yeni üretim tekniklerinin; lojistik, bilgi transferi, yapay zeka gibi kavramlar ile küresel anlamda iş gücü üzerine önemli ve hatta geri dönülmez etkileri olacaktır. Bu korku, Endüstri 4.0’a yapılan en önemli muhalefet konularından biridir. Gemi inşası dahil pek çok sektörde uzmanlık gerektiren bazı iş kolları ve istihdam alanlarının; 3-D yazıcılar, otomatikleşme gibi teknolojik gelişmeler ile artık gereksiz olarak görülecektir. Bu durum toplum için oldukça can sıkıcı, cezalandırıcı ve acı verici olacaktır [12].

Otonom gemilerin kullanılması, gemi inşa gerekliliklerinde büyük değişimlere sebep olacaktır. Sıkça değişen yasal gerekliliklere otonom gemilerin daha kolay ve hızlı adapte olabilmeleri, mürettebat sayısının azalması ile kargo mahalline daha çok yer ayrılabilmesi; net karın artması ile doğrudan ilişkilidir [13].

Gemi inşa sektöründe dijitalleşme ve makineleşme; gemi yan sanayi de dahil olmak üzere kendi vasıflı personelini yaratacaktır. Barındırdığı ileri teknoloji sistemler, otonom robotlar, büyük veri, Nesnelerin İnterneti gibi kavramların yapılandırılması, bakımının sağlanıp denetlenmesi ve her şeyden önemlisi siber tehlikelere karşı savunulması için yetkin bilgi işlem personeline ihtiyaç olacaktır. Günümüz tersanelerinin yetenekli mühendislere, teknikerlere ve başarılı gemi dizayn bilgilerine ihtiyaçları vardır. Bununla beraber Gemi İnşası 4.0, toplumu yeni meslekler, yetkinlikler ve iş tanımları ile değiştirecektir.

Sonuç

Buhar gücü, elektrik enerjisi ve bilgi teknolojilerinin üretimdeki etkisi ile şekillenen sanayi devrimi kavramı, 2011’de ortaya atılan Endüstri 4.0 ile yeni bir boyut kazanmıştır. İlk üç sanayi devrimi; üretim yöntemlerini değiştirmekle kalmamış; küresel, bölgesel ve yerel olmak üzere insan topluluklarının yaşayışını, ülkelerin ekonomik çehresini, ürün değer zincirini de etkilemiştir. Dördüncü Sanayi Devriminin de benzer etkilere sahip olacağı oldukça açıktır.

Gemi inşası; paydaşları, karmaşık üretim ve planlama süreçleri, ana yüklenici ve tedarikçileri arasındaki yoğun ilişki, sipariş ürünleri ve değişken pazar yapısı ile oldukça zorlu bir endüstri dalıdır. Ölçek ekonomisi yakalayabilmek, zamandan tasarruf etmek, gemiye alınacak malzeme ve ekipmanın tam zamanında temin edilmesi gibi teknik ve ekonomik sebeplerden ötürü gemi imalatçıları pek çok küresel ve yerel tedarikçi ile çalışmaktadır. Özellikle kaynak gibi tekrarlanan ve insan hatasına yatkın süreçler, Gemi İnşası 4.0 potansiyel uygulayıcılarının ilgisini çekmektedir. Diğer üretim alanlarında olduğu gibi gemi inşa endüstrisi de bu dijital devrime kayıtsız kalmayacağının sinyallerini vermektedir.

Akıllı üretim kavramı; şüphesiz verimli, bütünleşmiş ve hatasız üretim atılımı sağlayacaktır. Bunun yanında düşen iş gücü maliyeti sayesinde yurt ülkeye dönüş beklenmektedir. Tam tersi şekilde yurtdışındaki firmaların teknik yeterliliğine ihtiyaç duyan gemi imalatçılarının tedarikçileri ile daha yakın ilişkiler kuracağı düşünülebilir.

Önemi artan otomasyon, hatadan arındırılmış dolayısıyla maliyetin düşürüldüğü yalın üretim felsefesinin tam anlamıyla uygulanabileceği yeni bir dönemin habercisi olabilir.

Gemi inşa sürecinin internet temelinde yeniden şekillendirilecek olması; ürün değer zincirini şaşırtıcı şekilde değiştirme potansiyeline sahiptir. Firmaların; dikey ve yatay entegrasyon, arzcı firmalar ile öncekilere göre daha farklı yakın ilişkilerin kurulması gibi konular üzerinde yoğun ve kökten değişiklikler yapmaları gerekecektir.

Sayısız mavi ve beyaz yaka işçi barındıran gemi inşa sektörü için de üretimde dijitalleşme sürecinin istihdam üzerine etkileri tartışmalı olacaktır. Bu konu ile ilgili olumlu ve olumsuz görüşler bulunmak ile birlikte çalışanların ağır ve tehlikeli iş yükünün makinelere aktarılacağı olumlu değerlendirmeler arasındadır. Yazılım geliştirilmesi, üretim makinelerinin bakımı, onarımı ve sürecin yönetilmesi konusunda ara işlerin geleceği umut vaat etmektedir. Batı dünyasındaki sendikaların Endüstri 4.0 konusundaki görüşleri ve işçi çevrelerinin kucaklayıcı yaklaşımları; teknolojik gelişmelerin iş gücü üzerinde her zaman kaçınılmaz etkileri olduğunu, bu değişimlere mukavemet göstermektense bunları kucaklamak ve adapte olmaya çalışmak gerektiği noktasında birleşmektedir.

Referanslar
[1] Joo Hock ANG, Cindy GOH, Yun LI, Smart Design for Ships in a Smart Product Through-Life and Industry 4.0 Environment
[2] Stanić V., Hadjina M., Fafandjel N., Matulja T. (2018) Toward Shipbuilding 4.0 – An Industry 4.0 Changing the Face of The Shipbuilding Industry, UDC 629.5.081 Review paper
[3] https://www.myforesight.my/2018/08/03/shipyard-4-0-adapting-to-the-advancement-and-convergence-of-technologies/, Aralık 2018’de erişildi
[4] Aamlid, G. O. (2017). Backshoring manufacturing: a Norwegian perspective Norwegian University of Life Sciences, Master Thesis
[5] http://www.polandatsea.com/marine-projects-has-delivered-a-large-superstructure-to-the-german-fsg-yard-there-will-be-more/, Aralık 2018’de erişildi
[6] Laugsand E. E. (2017) Industry 4.0: New Technologies and Potential for Increased Value Creation, Norwegian University of Science and Technology Department of Industrial Economics and Technology Management
[7] Beifert A. & Prause G. & Gerlitz L. (2018) Industry 4.0 – for Sustainable Development of Lean Manufacturing Companies in the Shipbuilding Sector, International Conference “The Economy of the XXI Century – Corporate, National and International conference Paper 2018
[8] Lamas F. P. (2017) Enabling Technologies and Cyber-Physical Systems for Mission-Critical Scenarios, Programa de Doutoramento en Tecnoloxias da Informacion e Comunicacions en Redes Mobiles, Doctoral Thesis
[9] Beifert A. & Prause G. (2017) Lean and Smart Manufacturing Networks in the Shipbuilding Sector, International Conference “The Economy of the XXI Century – Corporate, National and International conference Paper 2017
[10] Frederick S., Bamber P., Gereffi G., Cho J. (2017) Joint Project between GVCC and KIET Chapter 5: GVCs, Industrial Transformation and Opportunities for Korea, KIET Korea Institute for Industrial Economics & Trade
[11] Armaroli I., Spattini S., Tomassetti P. (2017) Smart Unions for New Industry Comperative Report, Associazione per gli studi Internazionali e Comparati sul Diritto del Lavoro e sulle Relazioni Industriali, European Commission, DG Employment, Social Affairs and Inclusion
[12] Siddivo, M., (2017) Move up or move out?: The impact of new technologies on the role of the “world factory” in supply chains: Preliminary remarks by Chinese analysts, China Perspectives Issue 3 (2017)
[13] Martimo P. (2017) Disruptive Innovatıon and Maritime Sector Discovering smart-shipping’s potential to disrupt shipping, Master´s Thesis in Management and Organization, Turku School of Economics

deniz bülten

HABERİ PAYLAŞ :
YORUMLAR

Bu içerik için ilk yorumu siz yapabilirsiniz.

İsminiz* Zorunlu

E-Posta adresiniz* Zorunlu

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.


Sitemizde yayınlanan tüm haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Haberlerin kopyalanması yasal açıdan kesinlikle yasaktır!
Copyright © 2017. Tüm Hakları saklıdır.