16 Aralık 2018 Pazar
  • DOLAR5.3738
  • EURO6.0725
  • BIST90529
Parçalı Bulutlu
15°C

Savaş Kazandıran Sektör; Lojistik

Savaş Kazandıran Sektör; Lojistik
YAZARLAR - 18 Kasım 2018

Lojistik “kargoculuk” değil, geniş bir tedarik zinciri yönetimidir. Lojistik kelimesi ilk olarak Yunan uygarlığındaki askeri alanda kullanılmaya başlanmış ve daha sonrada askeri alanda sık ve etkin bir kullanım ile günümüze kadar gelmiştir.

Lojistik, kişilerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere her türlü ürünün, hizmetin ve bilgi akışının çıkış noktasından varış noktasına kadar taşınmasının etkili ve verimli bir biçimde planlanması ve uygulanması olarak tanımlanabilir.[i] Lojistik “kargoculuk” değil, geniş bir tedarik zinciri yönetimidir. Bir ürünün, hizmet ve insan gibi kaynakların, ihtiyaç duyulan yerde ve istenen zamanda temin edilmesi için bir aracı, herhangi bir pazarlama veya üretim organizasyonunun en temel ögelerinden bir tanesi ve tüm bu süreçleri işleterek, ihtiyaçların en düşük maliyetle karşılanıp gerekli sürecin tamamlanmasıdır.

Büyük İskender lojistik sürecini çok iyi yöneterek kazandı

Lojistik, Yunanca “Logistikos” kelimesinden türemiştir. Bu sözcük, “hesap kitap yapma bilimi”, “hesapta becerikli” anlamına geliyor. Bir başka görüşe göre lojistik, “Logic” ve “Statistics” kelimelerinin birleşmesinden meydana geliyor.[ii] Lojistik kelimesi ilk olarak Yunan uygarlığındaki askeri alanda kullanılmaya başlanmış ve daha sonrada askeri alanda sık ve etkin bir kullanım ile günümüze kadar gelmiştir.

Büyük İskender, askerî harekâtları esnasında lojistik sürecini çok iyi yönetmesi nedeniyle, on bir yıl süren askerî harekât (MÖ 334-323) gerçekleştirebilmiş, Makedonya’nın doğusundaki yabani bölgelerden geçerek o güne kadar bilinen yerlerin sınırlarını aşarak, Hindistan’a ulaşmış. Büyük İskender tedarik zincirinde yaptığı düzenlemeler ile binlerce kişilik ordusunu çok daha uzak mesafelere, çok daha etkin bir şekilde götürebilmiş, ordusunun ihtiyaçlarını tam ve zamanında karşılayabilmiş ve nihayetinde de Pers Ordusu’na karşı önemli bir stratejik üstünlük sağlayarak zafere ulaşmıştır.

Dünden bugüne teknolojiyle beraber elbette çok şey değişti. Şimdi 2300 yıl öncesini kenara bırakıp bugüne bakacak olursak, lojistiğin bugün de çok önemli ve değerli olduğunu görebiliriz.

Türkiye fırsat cenneti

Gelir açısından küresel lojistik piyasasının, 2015 yılında 8,5 trilyon ABD dolarından, 2023 yılına kadar 15,5 trilyon ABD dolarına yükselmesi, 2015’ten 2024 ‘e kadar %7,5 bileşik yıllık büyüme oranı (CAGR) kaydetmesi, hacim olarak ise, piyasanın 2016 ile 2024 yılları arasında bileşik yıllık büyüme oranı %6 olarak gerçekleştirmesi beklenmektedir.[iii]

%65’ten fazlasını 24-54 yaş arasındakilerin oluşturduğu nüfusu ile Türkiye, Avrupa’nın en büyük ve en genç iş gücü havuzlarından birine sahip olması nedeniyle, yatırımcılar sektörün farklı taleplerini karşılamak için nitelikli iş gücünü, rekabetçi bir maliyetle kolaylıkla istihdam edebiliyor. Jeopolitik konumu gereği Doğu ile Batı’yı, Asya ile Avrupa kıtalarını birbirine bağlayarak, küresel ticaret için önemli bir kesişme noktasında yer almanın yanı sıra stratejik konumu bakımından dört saatlik uçuş mesafesi içerisinde toplam 1,6 milyar nüfuslu, milli geliri 30 trilyon doları aşan, toplam küresel ticaretin neredeyse yarısına karşılık gelen bir dış ticaret hacmine sahip birçok pazara erişim sunmaktadır. Türkiye’nin Doğu Avrupa, Orta Asya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’ya kolay erişim imkânı sağlayan avantajlı coğrafi konumu, bölgedeki taşımacılık faaliyetleri için bir üs işlevi görmesini sağlamaktadır.

Türkiye’de lojistik sektörü, günümüzdeki hacmiyle ülke milli gelirinin yaklaşık %13’ünü oluşturmaktadır.[iv] Bu oranı artırmak ve küresel sermayede daha fazla pay sahibi olmak amaçlı olarak, 2014-2018 yılları arası Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda “Türkiye’nin lojistikte bölgesel bir üs olması” ve bu sayede lojistik maliyetin düşürülmesi, ticaretin geliştirilmesi ve rekabet gücünün artırılması temel amaç olarak belirlenmiştir.

Neredeyse bir ada ülkesi olması ve maliyetlerin Avrupa ülkelerine göre daha düşük olması, sektörün gelişimi açısından olumlu yönde etki ediyor. Ancak, teknolojik altyapının yetersizliği, yeterince dinamik, genç nüfusa sahip olmasına rağmen, eğitimli/kalifiye personel ve demiryolu/denizyolu taşımacılığındaki altyapı yetersizliği, modernizasyon eksiklikleri ve Türk ekonomisinde hala sürmekte olan dalgalanmalar sektörün gelişimindeki riskleri artırıyor.

Yine de tüm bu dalgalanmalara karşın Türkiye’de lojistik sektörü, 68 bin adet çekici araçla karayolu taşımacılığı açısından Avrupa’nın en büyük filolarından birine sahip ve hızla büyümeye de devam etmektedir. Avrupa hattında hizmet veren toplam 21 bin araçlık karayolu taşımacılık filosunun, AB’nin Euro çevre dostu motor standartlarına %100 oranında uyum sağlamış olması da bu noktada Endüstri 4.0 ile birlikte gelecek olan ihtiyaçlara kolaylıkla entegre olabileceğini düşündürerek, bu noktada gelişimin olumlu yönde ilerleyebileceği umutları vermektedir.

Bu endüstri gelişiminin son yıllarda daha da hızlanmasının nedeni ise, günümüz ekonomik koşullarında şirketlerin asıl üretim (uzmanlık) alanlarının dışından çekilerek, maliyet azaltmayı hedeflemesi ve bu nedenle uzmanlık alanları dışındaki işlemleri (lojistik faaliyetleri) yapmaları amacıyla işlemleri 3. bir şirkete devretmesinden kaynaklanmaktadır.

Ülke lojistiği ve gelişimi için coğrafi avantajların çok fazla olması, tek başına maalesef fazla bir anlam taşımıyor. Bu noktadaki fiziksel ve kurumsal altyapılar, gerekli modernizasyonun sağlanması, karayolu lojistiğinin yanı sıra, hava ve deniz yolunun da aynı oranda geliştirilmesi, Türkiye’nin en büyük avantajlarından olan genç nüfusun, gerekli oranda eğitime tabi tutularak kalifiyeli personellerin yetiştirilmesi ve revizyonist bir tutumla hareket edilerek lojistik sektörünün devletçe de sonuna kadar desteklenmesi ve gerekli yatırımların yapılması gerekiyor. Lojistiğin taşımacılıktan çok daha farklı ve geniş bir bakış açısına sahip olması ve ilerleyen dönemde sürece tedarik zinciri yönetimi şeklinde yaklaşılması sektörün gelişiminde temel etken olacaktır.

Kaynaklar:

[i] https://tr.wikipedia.org/wiki/Lojistik

[ii] Müsiad, Lojistik Sektörü Raporu

[iii] Logistics Market (Type of Transport Infrastructure – Road, Waterways, Rail, and Air; Logistics Model – First Party Logistics, Second Party Logistics, and Third Party Logistics; Application – Industrial and Manufacturing, Retail, Healthcare, Media and Entertainment, Military, Automotive, Government and Public Utilities, Oil and Gas, and Fishing) – Global Industry Analysis, Size, Share, Growth, Trends, and Forecast 2016 – 2024

[iv] Ulaştırma ve Lojistik Sektör Raporu – 2018

deniz bülten

HABERİ PAYLAŞ :
YORUMLAR

Bu içerik için ilk yorumu siz yapabilirsiniz.

İsminiz* Zorunlu

E-Posta adresiniz* Zorunlu

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.


Sitemizde yayınlanan tüm haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Haberlerin kopyalanması yasal açıdan kesinlikle yasaktır!
Copyright © 2017. Tüm Hakları saklıdır.