21 Kasım 2018 Çarşamba
  • DOLAR5.3258
  • EURO6.0687
  • BIST92293
Sağanak Yağışlı
18°C

M/V Gençlik Şilebi’ni anımsar mısınız?

M/V Gençlik Şilebi’ni anımsar mısınız?
YAZARLAR - 2 Kasım 2018

“Gençlik,” zengin ve zarif Türkçemizde en çok sevdiğim ve gerek şiir gerekse de düzyazı denemelerimde sıkça kullandığım sözcüklerin başında gelir. Çünkü “gençlik” kelimesi her görüş ve duyuşumda zihnimde “dinçlik, dinamizm, devingenlik, yılmazlık, güç ve üretkenlik” ile iç içe geçmiş bütünsel bir kavramı çağrıştırır. Öte yandan “gençlik” aynı zamanda “kadim edebiyat ustalarım” arasında saydığım Polonya asıllı ünlü İngiliz yazarı Joseph Conrad’ın da en beğendiğim uzun deniz öykülerinden birinin adıdır. Bu arada yeri gelmişken, birçok eleştirmence edebiyatta modernizmin öncülerinden kabul edilen Conrad Usta’nın Jack London, Francis Scott Fitzgerald, Ernest Hemingway ve William Faulkner gibi ünlü yazarlarla Werner Herzog ve Francis Ford Coppola gibi ünlü sinema yönetmenlerinin kimi yapıtları üzerinde derin etkiler bıraktığını vurgulamakta yarar var. Elbette “Gençlik” sözcüğünün Türk ticari denizciliğinde ad olarak gösterişli bir D.B. Deniz Nakliyat şilebine verilmiş olması da benim açımdan ayrı bir önem taşır.

Deniz Bülten’deki köşemin sürekli ya da aralıklı takipçileri içerisinde mutlaka M/V Gençlik Şilebi’ni benim gibi anımsayanlar çıkacaktır diye düşünüyorum. Ben onu sağlığında/aktif çalışma hayatında 2 kez gördüm. İlki sanırım 1970 yılında Tophane açıklarında Boğaz’ın serin sularına demir atmış olduğu sıcak bir yaz günü öğlesiydi. O vakitler bordası hâlâ siyaha boyalıydı ve iki yıldır artık okuma-yazma bildiğimden ötürü adının “Gençlik” olduğunu yakınından emektar bir Şehir Hatları vapuruyla sevgili annem, babam ve kardeşimin eşliğinde geçerken hemen belleğime kayıt edivermiştim. Kendisini ikinci ve son defa ya 1974 ya 1975 yılı sonbaharında rüzgârlı bir akşamüstü İzmir Alsancak Limanı’ndan iki römorkör desteğinde ayrılırken ve ben 1. Kordon’un liman tarafına en yakın bölümünde dolaşmaktayken görmek kısmet oldu. Söz konusu son karşılaşmamızda artık bordası o zamanki tüm D.B. Deniz Nakliyat filosundaki gemi kardeşleri gibi gri renkteydi.

İleriki senelerde çeşitli basılı kaynaklardan, Gençlik Şilebi’nin 1961’de İtalya’nın demiryolu bağlantılı önemli ticari ve askeri liman kentlerinden Taranto’daki efsanevi Fincantieri firmasının tersanesinde inşa edilerek D.B. Deniz Nakliyat T.A.Ş. bünyesine katıldığını ve 1993 yılı şubat ayı başlarında Aliağa’da sökülerek denizcilik yaşamına kesin biçimde veda ettiğini öğrenecektim [Adı geçen İtalyan tersanesi 1990 sonunda kapatılmıştır]. Bir diğer deyişle ben, 8985 grostonluk Gençlik Şilebi kardeşimi 9 ve 13-14 yaşlarındaki haliyle görmüş oluyordum. “Gençlik,” genel yük gemisi olarak tanımlanan bir şilep idi ve 32 senelik meslek hayatında Akdeniz, Adriyatik, Atlantik hatlarında başarılı sayısız sefer gerçekleştirmişti. Yeni Dünya limanlarını defalarca ziyaret etme şansını yakalamış ender D.B. Deniz Nakliyat gemilerinden olan şilebin ilginçtir, şirket filosunda ikiz kardeşi yoktu. Hiç şüphesiz uzun kariyeri boyunca başından geçen en tatsız olay, bir Birleşik Amerika seferi dönüşü Kasım 1970’de İtalya’nın Civitavecchia Limanı’ndan hareketini takiben karaya oturmasıdır. Mürettebatın övgüye değer yoğun çabalarıyla gemi yüzdürülerek en yakın liman olan Cenova’ya götürülmüş ve orada gerekli onarımın gerçekleştirilmesinden sonra İstanbul’a varmıştır.

Gençlik Şilebi ayrıca 1964-1966 yılları arasında Kıbrıs Türklerine Kızılay’ın sağladığı yiyecek ve giyecek yardımı malzemelerinin Ada’ya sorunsuz şekilde ulaştırılması amacıyla Mersin ve Mağusa (şimdiki adıyla Gazimağusa) limanları arasında oluşturulan “hayat köprüsü”ne de yaptığı çok sayıda sefer ile anlamlı bir destek vermiştir.

Belki konteyner gemilerinin denizlerdeki karşı konulmaz ezici egemenliği olmasaydı ve kendisine hak ettiği özen gösterilebilseydi, Gençlik Şilebi kanımca en az beş yıl daha hizmette kalabilirdi. Ama böylesi olumlu bir durum meydana gelmedi ve gemi logosunu gururla taşıdığı D.B. Deniz Nakliyat’ın filosunun tamamıyla ortadan kalkışını görme acısını neyse ki deneyimlemeden, Aliağa’da ya başka bir deniz taşıtının yapımına ya da jilet üretimine hammadde oldu. Umarım ülkemizdeki bir denizcilik müzesi ve/veya kişisel bir koleksiyonda aslına uygun, göz kamaştırıcı bir maketi mevcuttur.

Keyifli okumalar ve gelecek yazımda görüşmek ümidiyle.

deniz bülten

HABERİ PAYLAŞ :
YORUMLAR

Bu içerik için ilk yorumu siz yapabilirsiniz.

İsminiz* Zorunlu

E-Posta adresiniz* Zorunlu

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.


Sitemizde yayınlanan tüm haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Haberlerin kopyalanması yasal açıdan kesinlikle yasaktır!
Copyright © 2017. Tüm Hakları saklıdır.