15 Aralık 2018 Cumartesi
  • DOLAR5.3738
  • EURO6.0725
  • BIST90529
Çok Bulutlu
13°C

Yat ve Yelken Zamanı

Yat ve Yelken Zamanı
YAZARLAR - 18 Temmuz 2018

Genelde “Toplam Turizm gelirlerinin yüzde 25’i deniz turizminden geliyor. Bunun da yaklaşık olarak yüzde 80’i marina ve yatçılık sektöründen sağlandığını belirterek Güney Ege’nin marinaları ön planda” denmektedir.

Ülkemizde Akdeniz ve Güney Ege’deki marinalar çevredeki kıyı yapısının özellikleri ve denizin berrak suyu dolayısıyla çok tercih edilen marinalarda yüzde 100’lük bir doluluğa sahiptir. Bodrum ve Muğla bölgesindeki tüm marinalardaki bu doluluk genelde Türk Bayraklı yatlar veya sahibi Türk yabancı bayraklı yatlar tarafından temsil edilmektedir.

Genelde sezonda marinalara bağlı teknelerin belirli bir yüzdesi yazın gezici yatlar kabul edilirse bu yatların yerine kısa süreli yat bağlaması yapılarak ziyaretçi yatlara yer temin edilmektedir. 8.000 civarında yat kapasitesine sahip olan bölgedeki marinalar ve bu marinaların konumları Bodrum, Dalaman Hava Limanlarıyla direk Avrupa’ya bağlantısı olan marinalardır.

Avrupalı bir tekne sahibi teknesini Fethiye, Göçek, Marmaris ve Bodrum’daki yat limanlarından birine bağladığı takdirde Avrupa’nın herhangi bir şehrinden uçağa binerek üç saat sonra bu hava limanlarına ulaşıp, terminalden çıktıktan sonrada en erken yarım, en geç 1 saat içinde teknesinde olmaktadır.

Göçek Marinaları

Marmaris Marina

Bodrum Marina

Türkiye marinalarının yakın rakipleri en başta Yunanistan’ın adalardaki marinaları ile Mora ve Adriyatik sahili marinalarıdır. Bu marinalarında ulaşımları benzer özelliklere sahip olup, çevresinde güzel koylar ve temiz denizler mevcuttur. Marinalarda ve çevrelerinde çok iyi balık ve deniz ürünleri ile mezeler yapan restoranlar bulunmaktadır. Ayrıca da Yunan müziği yapan yerler bulunmaktadır.

Marina servislerine gelince Türkiye marinalarının marina servisleri ve çevre bakımı ambiyansları daha yeni yapılmış marinalar olması hesabıyla çok daha iyi görünmektedir. Yunanistan’daki ekonomik kriz döneminde Yunan Hükümetinin önce tekne sahiplerini bir finansman kaynağı olarak görerek vergilere yüklenmesi sonucu, Yunanlı tekne sahiplerinin çoğu ya teknesini Yunanistan dışındaki alıcılara satmış ya da Adriyatik’in batı sahilindeki marinalara kaydırmış bulunmaktadır.

Örneğin Atina’nın en büyük Elefteria marinası 1000’in üzerinde yat alır. Günümüzde neredeyse hurda tekne deposuna dönüşmüş bulunmakta olup, bakımsız ve sahipsiz kalmış teknelerle doludur.

Bu krizde Türk Marina işletmeleri de gerek adalardan gerekse Adriyatik’teki marinalardan bazılarının sahipliliğini veya işletmeciliğini alarak faaliyet alanlarını genişletmiş bulunmaktadırlar.

Gene sık kullanılan bir anlayış olan;

“Güney Egenin marinaları oldukça ön planda. Burada kıyılar ve koylarda çok önemli. Marinaya gelen yatçıların marina ve etrafındaki yaşam kalitesi, hem de buraya yakın bölgelerde bulabilecekleri temiz deniz, güzel koylar ve sessizlik buraları cazibe merkezi haline getiriyor. O bizim en büyük avantajımız.”

Konusunda ise gün geçtikçe bu avantajı da kaybetmekte olduğumuzu üzülerek belirtmekte yarar bulunmaktadır.

Zira güzellik konusunda Dünyayı tanıyanlar olarak izafi güzelliğin tek başına yeterli olmayacağını bilerek bunun arkasından gelen yaşam kalitesi, temiz deniz ile sessizliğe gelince bu konudaki durumumuzu çok ciddi değerlendirmemiz gerekmektedir.

Şöyle ki; günübirlik Tur Teknelerinden yükselen “Ankara’nın süklüm püklüm yolları” Türküsünü Alman ve Ruslar da öğrendi. Yatçılar ise sessiz koylarda bağladığı teknelerinde dinleyerek iyice ezberledi. Temiz koylar bütün ikazlara rağmen her sabah fosseptik çukuruna döner hale geldi.

Yüzer pazarcılar teknelerin dibine gelip ısrarla her dilde pazar malları satmaya çalışan kişiler tarafından rahatsız edilerek böylece yaşam kalitesine de yardımcı oldular. Marinalara bağlama bedelleri, lüks otellerin geceleme fiyatlarını geçti. Dev Guletler misafirlerini her koya götürmeyi ve buradaki teknelerin arasına girip bağlamayı sonra da ızgarayı yakıp balık pişirmeyi pek çok yapar oldular.

Koyların hepsi Guletler ve salaş teknelerle doldu. Günübirlik tekneler gittikçe büyüyerek dev teknelere dönüştü. Sonuçta ahşap olanlar da dâhil hepsine eş zamanda saç katamaran yolcu gemisi büyüklüğünde olanları da yapıldı ve Göçek koylarında geziniyor. Bunu görünce Sadıkoğlu’nun masum yüzer evini bu koylardan gönderenleri anabiliriz.

Geçen sene Yunanistan, Türkiye’den giden Gulet ve günübirlik tipi Türk teknelerini limanlarına sokmamaya başladı. Çünkü denize elverişlilik standartları düşük.

Türk yatları ise Rodos, Kos, Dodokanesler ve Mitillini adalarına seyahat yapmayı tercih edip tatil sezonunu bu bölgelerde geçirmeyi tercih eder oldular. Bu arada belirtmek gerekir ki Gulet ve günübirlik teknelerin kaptan ve mürettebatın yüzde kaçı nezaket kuralları ile denizci kisvesinde ve terbiyesinde örf ve ananelere uyuyor veya kılık kıyafetiyle uygun?

Unutuyordum… Teknik servise gelince genelde yatlarda çoğunlukla benzer birkaç marka motorlar bulunmakta olup, toplam 900 HP iki makinaya tanıdık hatırı 10.000 TL bakım parası ödenmektedir.

Bunun karşılığında servisli makinalar sizi denizin ortasında da bırakabilir!

Yani güvence yok denebilir. Acente servisleri ise yoğunluk nedeniyle ve tecrübeli uzman teknisyenin en fazla 1 veya 1,5 kişi olması sonucu işi çıraklarına havale etmek zorunda kalmaktadır. Sonucu peşinen bellidir.

Bunun dışında yazın en fazla ihtiyaç olan soğutma sistemlerinde yatçının cebine bereket versin bir Air Condition, bir buzdolabı tamir edilir ancak gene de sırasıyla çalışmaz yeniden yaptırmak zorunda kalırsınız.

Elektrik ise her marinaya girişte Buz dolapçıya paralel devreye girer. Bu konu bütün kış evinde maaş alıp yan pala yattıktan sonra yazın tekneye gelen kaptan ve gemici ile aynı bölgenin adamı olan motorcu, soğutmacı, elektrikçi arasındadır. Allah yat sahibinin yılda taş çatlasa 15 gün tatil yapacak reisinin kesesine kuvvet versin.

Yat limanları yatçılar için sığınma yeridir. Genel de yatçıların ve deniz severlerin olmazsa olmazıdır. Ama hiç birisi amatör yatçıyı ve deniz severi korumaz. Marina servisi dışından bir uzman veya eleman getirdiğinde ayrıca 40 50 Euro da marinaya ödersin.

Marinaların belli başlıları tüm kiraları Euro olarak alırlar ve bir defa da yıllık olarak tahsil etmeyi tercih ederler. Su, elektrik için ayrıca Euro cinsinden ödeme yaparsınız. İster Türk Bayraklı tekne olsun isterse yabancı bu bir şeyi değiştirmez.

Gelelim fayda zarar analizine; Marinaların yüzde 100 dolu durumda olması dolayısıyla bunun yüzde 90’ı Türk tekneleri olup, dışardan gelen sayısı azdır. Dolayısıyla kendimiz çalıp kendimiz oynuyoruz ve marinalarımızı dolduruyoruz.

Peki turizme nasıl katkı sağlıyoruz? Bunun cevabı her geçen yıl daha belirgin hale gelmektedir.

Sonuçta Guletler ve günübirlik teknelerin turizm gelirleri yönündeki varsayımla da ön planda olduğu anlaşılmaktadır. Buna bir de kıyıların hemen hemen hepsinde yer alan salaş restoranları ve önlerindeki uyduruk iskeleleri de ilave edebiliriz.

Bu sonuç hem yatçılar hem de Gulet ve günübirlik tur yapan teknelerle de sınırlı kalmayacak bir hinterlandı da ilgilendirmektedir.

Turist, gündüz denizde eğlenmeyi akşam ise barlarda ve eğlencesi olan restoranları tercih etmekte. Yatçılar ise tekne ile deniz ilişkisini işini teknesinden yönetmeyi ve dinginliği tercih etmektedir.

Güney Ege ve Güney Akdeniz bölgesi maalesef doğru bir turizm planlaması ve uygulama prensiplerine sahip olamamış durumdadır. Bu planlamayı ve prensipleri mahalli belediyelere Büyükşehir Belediyelere Turizm Bakanlığı özel görevlileri ile birlikte net bir şekilde müştereken hazırlayıp kural koyarak, kuralları esnafa seminerler açıp izah etmeli, öğretmeli gerekirse öğrenmeli ve uygulamaları da takip ediyor olmalıdır. Konu yalnız deniz temizliği ile kalmamalı, hava temizliği, insan temizliği, mekân temizliği ve hijyen vs. hepsine bir arada sahip olup, kafa çekilen restoranların bir balığı kaça sattığı iyi değerlendirilmelidir.

Yatçıya gelince marinalarımız zaten yaz-kış yüzde 100 dolu. Başka marina yapma müsaadesi de vermiyoruz. Yabancı yatçıya da ihtiyacımız yok, bizim tekneler Yunan marinalarına daha ucuza bağlanıp tavernalarında daha ucuz eğleniyor. Dolayısıyla her şey tıkırında gidiyor gibi gözüküyor. Guletler altı ay full dolu günlük kiraları Euro, günübirlik tekneleri Nuh’un Gemisi gibi çalgı çengi bol.

Burada yanlışlarımız çok. Yabancı yatları ve yatçıları dikkate almasak otel işletmelerinde yaptığımız vahim hatalarımızı tekrarlamış oluruz. Yatçıların yaptığı kumanya akımları ve harcadıkları paralar esas beklenen geliri teşkil eder. Örneğin Türkiye’nin en pahalı marketleri bunu fark ederek Bodrum, Marmaris, Göçek ile çevrede birçok yeni yerler açmış bulunmaktadırlar. Hava alanlarından transferler için özel transfer servisleri açılmış ve çalışmaktadırlar. Bodrum ve Dalaman hava limanlarında özel jetler sezonda yan yana park eder vaziyete gelmektedir.

Dolayısıyla Güney Akdeniz ve Ege’de gelişen Turizm anlayışımızı yeniden gözden geçirerek düzenlemek ve yat turizmi konusundaki anlayışımızı yeni baştan planlamak zorundayız. Bunun için seçilmiş bir veya iki yerde marinalar inşa edilmesini hızlandırmak bu marinaların hinterlandını geri sahasını da çok iyi düzenlemek için iyi planlamalar gerçekleştirmeliyiz.

Yukarıda izah ettiğimiz sebeplerden ötürü pilot bölgeler seçilmeli ve bu bölgelerde doğru planlamalar kapsamında yatırımları düzenleyebilmeliyiz. Geçmiş dönemde yeni marina yeri olarak seçilmiş bölgelerle ilgili planlamalar bu esaslara göre tekrar gözden geçirilmeli ve gelişen durum kapsamında değerlendirilerek, gerekli reaksiyonlar yapılarak, devreye konmasına dikkat edilmelidir.

deniz bülten

HABERİ PAYLAŞ :
YORUMLAR

Bu içerik için ilk yorumu siz yapabilirsiniz.

İsminiz* Zorunlu

E-Posta adresiniz* Zorunlu

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.


Sitemizde yayınlanan tüm haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Haberlerin kopyalanması yasal açıdan kesinlikle yasaktır!
Copyright © 2017. Tüm Hakları saklıdır.