15 Ekim 2018 Pazartesi
  • DOLAR5.7865
  • EURO6.7031
  • BIST98631
Parçalı Bulutlu
22°C

Denizcilik’te 2035 Hedefleri

Denizcilik’te 2035 Hedefleri
YAZARLAR - 1 Nisan 2018

Geçmişte tersanelerin kendi imkânları ile kısıtlı ve ağır finans yüklerine rağmen orta boy kimyasal tanker piyasasında çok başarılı bir dönem geçirip büyük tecrübe kazanmış bulunmaktadır. Ancak 2008 kriz döneminde gerek yeni gemi inşaatında gerekse gemi alımlarında öncelikle Türk bankalarının uzaklaştığı sektörlerin başında Denizcilik sektörü geldiği herkesçe bilinmektedir. Bu tutum halende devam etmektedir.

2013 yılında yapılan 11. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Şurasında 2035 yılı yol haritası ve hedefleri, her şura sonunda olduğu gibi konmuş bulunmaktadır. Çalıştayda denizcilikle ilgili hedefler kısaca alttaki başlıklarla müzakere edilmiştir.

Resmî Sonuç Öncesi Özetle;

1– 30 milyon DWT plan Türk Deniz Ticaret Filosunun 50 milyon DWT’na çıkarılması,

2– 500 olan yat ve tekne bağlama kapasitesinin 60.000’ne çıkartılması,

3– Türkiye’nin IMO, ILO, Paris, Akdeniz, Karadeniz ve Karadeniz MOU’daki deniz emniyeti ve denetim performansı açısından lider ve yönlendirici bir ülke haline gelmesi,

4– İstanbul’da iki Çanakkale, Antalya, İzmir ve Mersin’de birer olmak üzere yeni kruvaziyer limanlarının yapılması,

5– Denizcilik eğitimindeki kalite korunarak, dünyada öğrenci ve gemi adamı açısından 5. Sırada yer alması,

6– Transit konteyner elleçleme miktarları bakımından Mersin bölgesinin Güney ve Doğu Akdeniz bölgesinde lider olması,

7– Türk gemi filosunun en az yüzde 10’unun doğa dostu yakıt kullanan gemilerden oluşturulması,

8– Dünyada lider konumunda bulunan tersaneleri ile birlikte yürütülecek ortak projeler sonucunda offshore yapılar ile LNG, LPG, CNG tanker gemileri üretebilme konusunda konsorsiyumlar oluşturarak, Türk tersanelerinin de bu alanda söz sahibi olabilmelerini sağlamak,

9– Gemi inşa sektörünün en az yüzde 90 katkı payıyla (gemi üretimi yapmasının sağlanması %70’e düşürüldü),

10– Akdeniz’de en az 6 adet 250 ile 400 metre boy aralığındaki gemilerle havuz hizmeti verebilecek ve gemi onarım alt yapısı olan “Deniz Endüstri” tesisinin kurulması.

Sektöre katkı verenlerin önerilerinden seçilen yukarıdaki hedefler müzakere edilerek ağırlıklı olanlar belirlenmek üzere üzerinde çalışılmış ve 3.500 sayfalık sektör raporu daha sonra 500 sayfalık bir sonuç bildirgesine bakanlıkça resmi olarak yayınlanmıştır.

2013 yılında konan bu hedefler resmi olarak yayınlanan 2035 yılı hedefleridir. Bu değerlendirmeyi yaptığımız 2017 yılını bitti kabul edersek geriye 18 yılımız kalmıştır. Söz konusu hedeflere ulaşım için geçmiş planlamaların hedefleri ve süreleri ile karşılaştırdığımızda;

  • Türk Deniz Ticaret Filosu 2003 yılında 9 milyon DWT kapasite’den 2013 yılında 30 milyon DWT’a ulaşabilmiştir ki bu başarıya ulaşmış bir hedeftir.
  • Limanlarımızda elleçlenen toplam yük miktarı 2002 yılında 190 milyon ton iken 2012 yılında 387 milyon tona ulaşmıştır (ülke ekonomisinin geldiği yeri belirlemektedir).
  • Limanlarımızda elleçlenen konteyner miktarı 2002 yılında 1,9 milyon TEU iken 2012 yılında 7.2 milyon TEU ‘ya ulaşmıştır (bu rakamlar hiçbir ön kabulde öngörülmesi beklenilmeyen bir artıştır).
  • Türkiye Gemi İnşasında küçük tonaj gemi ve mega yat sınıfında marka olurken global gemi inşa sipariş listesinde sektörde uzun süren krize rağmen 2003 yılında 53 gemi var iken 2012 yılı sonu itibariyle 82 adet gemi siparişi ile dünyada 5. Sırada yer almıştır (Dünya Ekonomik konjonktürüne bağlı bir konu olmakla birlikte büyük bir başarıdır).
  • Limancılık alanında kapasite büyütme ve modernizasyon çalışmaları hızla devam etmektedir. (Elleçleme teçhizatının modernizasyonu ve işletme yönetimindeki tecrübeler sonucu mevcut limanlarda bir ilişkisi olmamaktadır.)

Yukarıdaki listeyi 2023 Hedef sonuç raporundan almakla birlikte bu rapor listesinde yer alan bazı maddeleri aynen listeye koymayıp ayırdım. Bunlardan önemli bulduklarım;

  • Paris mutabakat zaptına göre 2002 yılında %24 tutulma oranıyla kara listede yer alan Türk Deniz ticaret filosu 2008 yılında %7 tutulma oranı ile beyaz listeye geçmiş ve 2012 yılında bu oran %4,6’ya kadar düşürülmüştür.
  • Uluslararası kurallar kapsamında gemi adamı yetiştiren Türk Denizcilik Eğitimi beyaz listedeki yerini korumakta ve Türkiye aktif gemi adamı sayısı bakımından dünyada 7. Sırada yer almaktadır.
  • İzmit’te yapımı sürdürülen “Kuzey Ege-Çandarlı Limanı” Avrupa’nın en büyük ön konteyner limanı arasında yer alacaktır.
  • Karadeniz ve Akdeniz arasında alternatifsiz bir geçit olan İstanbul Boğazı’ndaki gemi trafiğini rahatlatmak ve hızlandırmak için Karadeniz’i Marmara ile ikinci kez birleştirecek olan “Kanal İstanbul” projesi çalışmalarına başlanmıştır.

Bu maddelerden; gemilerimizin beyaz listede olması ilgili konumların bir idari görevi iken bunun hedef olarak görülmesi oldukça soru işareti uyandırmaktadır.

Denizcilik eğitiminin seviye ve kalitesinin her seviyedeki gemi adamı için konan kurallara göre eğitimi ve sertifikalandırılması bir hedef midir? Yoksa bir gerek midir? Türkiye gemi adamlarını kendi filosu için mi yetiştiriyor yoksa dünya deniz ticaret filosu için mi? Buna bir ilave yaparak yetkin ve kaliteli eleman tarifine Uluslararası standartlar mı koymak gerekir? Adet değil kalite önemlidir.

İzmir’de yıllar önce gündeme getirilip yolları, kazıklı dalgakıran inşaatları Devlet eliyle tamamlanan bu projenin açılan yap-işlet ihalesine hiçbir teklif verilemediği için UYKUYA yatırılmasına rağmen en büyük 10 konteyner limanından birisi olacak ifadesiyle hedefe konmasının sebebi ve nedenlerinin incelenmesi dolayısıyla bu hedefin tekrar masaya yatırılması bulunmaktadır.

  • Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme 2010 Şurasında hedef olarak konan Kanal İSTANBUL projesinin 11. Ulaştırma Şurasında 2013 yılında çalışmaları başlamıştır gibi bir ifadeyle bu şurada devrede olduğunu ifade ederek içinde bulunduğumuz 2017 yılı sonunda dahi projenin nerede durduğunu bilememek hedeflerin ciddiyetine karşın soru işareti oluşmamalıdır.

Sonuç raporu açıklamalarında Denizcilik Sektörü Gemi İnşası ve Tersanelerle ilgili hedeflerde,

  • Mevcut olan tersanelerin teknoloji, finans ve işletmecilik modeli ne birleşmelerinin teşvik edilerek daha etkin, rasyonel ve büyük kapasiteli tersaneler haline dönüştürülmesi,
  • Yüksek, orta ve düşük devirli gemi makinalarının yerli olarak imal edilmesi, üretim tesislerinin kurulması ve dünya pazarlarına ihraç edilmesi,

Şeklinde önemli iki madde bulunmaktadır.

Yukarıdaki hedef maddelerinin başında yer alan 30 milyon DWT olan filonun 50 milyon DWT’a yükseltilmesi için 20 milyon DWT’lik gemi kapasitesini karşılayacak gemilere ihtiyaç olacak demektir. Bunun bir kısmı ikinci elden temini bir kısmı ise yeni inşa gemilerle karşılanacağı düşünüldüğünde önümüzdeki 18 yılda büyük bir gemi inşa finans ihtiyacı gündeme gelecektir.

Geçmişte tersanelerin kendi imkânları ile kısıtlı ve ağır finans yüklerine rağmen orta boy kimyasal tanker piyasasında çok başarılı bir dönem geçirip büyük tecrübe kazanmış bulunmaktadır. Ancak 2008 kriz döneminde gerek yeni gemi inşaatında gerekse gemi alımlarında öncelikle Türk bankalarının uzaklaştığı sektörlerin başında Denizcilik sektörü geldiği herkesçe bilinmektedir. Bu tutum halende devam etmektedir. Bu durum Armatörler ve Tersanelerde çok büyük sorunlar yaratmaktadır. Tersaneleri birleştirip yabancılarla ortaklıkla sektörün yeniden yapılandırılması fikri ne kadar doğru ve gerçekçi olabilir? Bu konuda ne kazanır ve kaybederiz? Çok iyi değerlendirilmeli ve benzer tecrübelerin sonuçları dikkate alınmalıdır.

Finans konusunda daha önceleri de olduğu gibi bu tür sorunlar için çözüm devletten talep edilecek olup, devletten daha önce sonuç alınamamış beklentileri bilen tersaneciler bu konuda kendileri derde deva bir çözüm yaratmışlardır. Yeni gemi, yapımı yerine şu anda olduğu gibi bakım onarım işlerini yani tamirciliği tercih edeceklerdir.

Tersanelerimiz son senelerde bakım onarım tersaneleri olarak ayakta durmayı başarmış, teknolojik gemi ve teçhizat inşaatıyla da son senelerde dünya piyasalarında kimyasal tanker inşası dışında işler yaparak ihracatlarını %100 arttırmış bulunmaktadırlar. Burada tekrar ifade etmek gerekir ki;

Savunmaya yönelik gemilerin inşaatı, özel teknolojik gemiler, yeni teknoloji LNG, LPG ile çalışan gemi makinaları ile donatılmış kuru yük, konteyner ve tanker gemi inşaatları ile devam etmekte olan inşa sanayi römorkör inşaatları, uzaktan kumandalı gemi teknolojisi vb. ileriye yönelik yatırımlar hedeflerin başına gelmektedir. Bu alanda iş yapabilmek ve hedeflere ulaşabilmek için önce proje firmaları teşvik edilerek, teknoloji ve mühendislik hizmetleri desteklenmeli, tersanelerde çalışan teknisyen ve diğer yardımcı elemanları eğitecek bir insan kaynağı alt yapısı hazırlanmalı, kalite ve uluslararası şartnamelere ve Cod. -standartlarına vakıf bir ekibe sahip olmaya hazırlık yapmalılardır. %90 yerli imalat için motor, gemi makinaları imalatı için önce malzeme teknolojisine de hız vermelidir.

Tersaneleri birleştirmek ve büyük hale getirecek iş kapasitesi bundan sonra kendiliğinden oluşacaktır.

Gemi makinaları imalatına gelince savunma sanayiinde tank motoru yapmak üzere uğraşıyoruz. Lokomotif motoru imalatı için yıllarca konuştuk, gemi makinaları için Pendik’te yıllar evvel Sulzer bir tesis bulundu. Sonuçta ne oldu?  Bu tecrübelerden bir ders çıkmadı mı?

Bu işi nasıl hangi kaynak ve hangi beceri ile yapabileceğimiz uçak ve tank motoru ile test ediliyoruz. Temennim başarıya ulaşıp bu hedefe doğru kararlar ve istikrarla ulaşabilmektir.

%90 yerli imalat bir gemi yapım kabiliyeti ve sürdürebilirlik kazanmak alt yapısı hazır olmayan ülkeler için ne kadar zor bir yol olduğu bilinmektedir. Geçmişten ders çıkartıp aynı hatalara düşmeden sonuca gitmek gerekir.

Kaynakça: 11. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Şûrası 2013 Sonuç Bildirgesi

deniz bülten

HABERİ PAYLAŞ :
YORUMLAR

Bu içerik için ilk yorumu siz yapabilirsiniz.

İsminiz* Zorunlu

E-Posta adresiniz* Zorunlu

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.


Sitemizde yayınlanan tüm haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Haberlerin kopyalanması yasal açıdan kesinlikle yasaktır!
Copyright © 2017. Tüm Hakları saklıdır.