‘Küresel borç seviyesi çöküşe neden olabilir’ « Deniz Bülten
18 Ağustos 2018 Cumartesi
  • DOLAR6.0368
  • EURO6.8881
  • BIST88735
Az Bulutlu
33°C

‘Küresel borç seviyesi çöküşe neden olabilir’

‘Küresel borç seviyesi çöküşe neden olabilir’
EKONOMİ - 13 Mayıs 2018

Uluslararası piyasalarda “emtia gurusu” olarak tanınan, dünyaca ünlü yatırımcı ve finans uzmanı Jim Rogers, “Şu anda çok daha fazla (küresel) borç var. Bu yüzden bir sonraki ayı piyasası, benim hayatımdaki en kötü çöküş olacak.” dedi.

Uluslararası piyasalarda “emtia gurusu” olarak tanınan, dünyaca ünlü yatırımcı ve finans uzmanı Jim Rogers, küresel ekonomiye ilişkin beklentiler ve Türkiye ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

“Ayı piyasası” gerçekleşeli yaklaşık 8-9 yıl olduğunu ifade eden Rogers, şöyle konuştu:

“Bu olağan dışı… Normalde her 4-8 yıllık zaman dilimlerinde ayı piyasası oluşur. Şu anda vadesi geçmiş durumda. Fakat ayı piyasası oluştuğunda çok ama çok ciddi olacak. Bir sonraki ayı piyasası benim tüm hayatımda gördüklerim içerisinde en kötüsü olacak.” diye konuştu.

2008’de büyük bir sorun olduğunu, borcun çok yüksek seviyede bulunduğunu ve o zamandan bu yana borçluluk oranının hemen hemen her yerde çok hızlı bir şekilde arttığını ifade eden Rogers, “Şu anda çok daha fazla (küresel) borç var. Bu yüzden bir sonraki ayı piyasası, benim hayatımdaki en kötü çöküş olacak.” dedi.

Küresel finansal krizlerin bir günde gerçekleşmediğini, şartların zaman içerisinde olgunlaştığını dile getiren Rogers, “Piyasalar yavaşça alçalmaya başlar. Birkaç yıl sonra herkes krizin içerisinde olduğunu fark eder. Büyük değişimi, son gününe kadar fark etmezsiniz. 2007 yılında İzlanda iflas ettiğinde kimse anlamadı. Ardından İrlanda iflas etti ve Lehman Brothers battı.” şeklinde konuştu.

“Olası bir krizin öncü şokları…”

Jim Rogers, halihazırda halen küresel ekonomide olası bir krizin öncü şoklarının görülebileceğine işaret ederek, “Letonya’da bankacılık sistemi iflas etti. Eminim, birçok insan Letonya’yı duymadı bile… Orada bunlar olurken, Çinli bazı şirketler sorun yaşıyor. ABD’de bazı emeklilik şirketlerinin de sorun yaşayacağını göreceğiz.” ifadelerini kullandı.

Gelişen piyasaların olası bir küresel ekonomik krize karşı hazırlıklı olması gerektiğini vurgulayan Rogers, gelişen ekonomilerin mümkün olduğunca borçlarından kurtulması ve sermaye akışından çok mümkün olduğunca kendi iç finansman imkanlarına dayanması gerektiğini söyledi.

ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikasını da değerlendiren Rogers, şunları kaydetti:

“Fed, politika faizini artıracak. Fakat bu parasal politikanın sıkı olduğu anlamına gelmiyor. Gelişen ekonomiler, gevşek para politikalarından faydalanmaya devam edecekler. Gelişen ekonomiler şu anda para birimi kriziyle karşı karşıya… Çünkü ABD doları giderek güç kazanıyor ve gelişen ekonomilerin borçları da dolar cinsinden… Gelişen ekonomiler gevşek para politikalarından yararlanmaya devam edecek. Ama ABD dolarındaki güçlenme bazı gelişen piyasalara zarar verecek.”

“Savaş halinde petrol fiyatları çok fazla artış kaydeder”

Ünlü yatırımcı ve finans uzmanı Rogers, son dönemde Türk lirasının ABD doları karşısında yaşadığı değer kayıplarını değerlendirirken, “Türk lirasında ise bence daha çok jeopolitik sebepler etkili. Bu sizin komşusu olduğunuz alanla ilgili… Sorunu yaratan siz değilsiniz, sizin çevreniz.” dedi.

Petrol fiyatlarının 2014 yılından başlayarak düşüşe geçtiğini ve yakın zamanda dibi gördüğünü ifade eden Rogers, rezervler azaldıkça petrol fiyatlarının da yeniden yükseleceğini, bir savaş durumu oluşması halinde petrol fiyatlarının çok fazla artış kaydedeceğini söyledi.

Rogers, “Ben böyle bir beklenti içerisinde değilim. Sadece söylüyorum. ABD’deki problem, savaş istediklerini düşünüyorlar. Amerika savaş istiyor. Umuyorum böyle bir şey olmaz. Çin, Güney Pasifik, İran, Suriye, Rusya… Şu anda her yerde karışıklık var. Risk ne kadar uzakta olursa olsun risktir. Orta Doğu’da bir savaş olması halinde petrol fiyatları artacaktır.” diye konuştu.

“Güvenli yatırım diye bir şey yoktur”

Jim Rogers, özellikle belirsizliklerin yüksek olduğu zamanlarda altının bazı yatırımcılar tarafından “güvenli liman” olarak görülmesine ilişkin de şu değerlendirmelerde bulundu: 

“Öncelikle, güvenli yatırım diye bir şey yoktur. Eğer güvenli olarak adlandırılıyorsa herhangi bir yatırımdan bahsetmiyor olmamız gerekir. Eğer altın daha fazla düşerse elimdeki ABD dolarlarını satıp daha fazla altın alabiliriz. Çünkü 3-4 yıl içerisinde altın daha artarken, insanlar ABD dolarına olan güvenlerini kaybedebilir.

Şu anda elimde çok fazla ABD doları bulunduruyorum. Çünkü bir karışıklık bekliyorum. Böyle bir durum gerçekleştiğinde insanlar yatırımlarını ABD dolarına yapmak isteyecekler. Böylece ABD doları yükselerek haddinden fazla değer kazanmış olacak. Benim planım ise böyle bir durum olduğunda elimdeki dolarları satarak altına yatırmak olabilir. Ne olacağını kim bilebilir?”

deniz bülten

HABERİ PAYLAŞ :
YORUMLAR

Bu içerik için ilk yorumu siz yapabilirsiniz.

İsminiz* Zorunlu

E-Posta adresiniz* Zorunlu

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.


Deniz Bülten
Sitemizde yayınlanan tüm haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Haberlerin kopyalanması yasal açıdan kesinlikle yasaktır!
Copyright © 2017. Tüm Hakları saklıdır.