19 Haziran 2018 Salı
  • DOLAR
  • EURO
  • BIST
Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
28°C

Azerbaycan – Orta Asya’nın Giriş Kapısı

Azerbaycan – Orta Asya’nın Giriş Kapısı
YAZARLAR - 17 Nisan 2018

Azerbaycan’ın coğrafi konumu çeşitli kültürlerin kaynaştığı bir yerdir. Bundan başka Yakın Doğu, Orta Asya ve Avrupa kültürlerin yanı sıra, Azerilerin etnik kökleri Türkler ile paylaşmaktadır. Onunla Azerbaycan ağırlıklı olarak Şii İslam olan inanç bağlarını İran ve tarihi yakınlığı olan Rusya ile sıkı ilişkilerini sürdürmekte.

Hazar Denizi ve Orta Asya ülkelerin çevresi, Kazakistan ve Türkmenistan son yirmi yılda dünya için önemli enerji tedarikçileri oldular ayrıca bölge jeopolitik açısından boru hattı aktarma merkezi haline geldi.

Petrol ve gaz rezervleri açısından zengin bir bölgedir ve dünyanın en güçlü devletler Hazar bölgesi kontrol için mücadele etmeleri şaşırtıcı değildir. Ama siyasi durum gergindir, çünkü Hazar Bölgesi çok farklı etnik gruplarla elliden fazla dil, çeşitli dinlerin ve birçok tarihsel çatışmalar var olduğu bölgedir. Elbette bölge “Avrasya Balkanlar” adlandırılmıştır.

1844 yılında, ülkenin petrol sektöründe ilk sondaj kuyusu Bibiheybet alanında yapılmıştır. Nihayet 19 yüzyılın sonlarında Azerbaycan dünyanın en büyük petrol üreticisi haline geldi. Sovyetler Birliğin çöküşü ve ardından Azerbaycan’ın bağımsızlığın ilanı sonrası Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa ve Asya bölgede daha fazla güç sağlayabilmek için Rusya’nın pahasına önemli çalışmalar yaptılar.

Tabii ki, Batılı Ülkelerin genişleme planları Rusya’nın ve İran’nın kapısına dayanması şüpheci ortam yaratmakta. Ama Kuzey-Güney ekseni (Moskova-Yerevan-Tahran) ve Batı-Doğu eksenin (Washington-Ankara-Tbilisi-Baku) kuvvet denemesi henüz doruğa ulaştı sayılmaz. Buna rağmen, Azerbaycan’ın Rusya ve İran’ın denetiminin altına girmesi küresel güvenlik riski oluşturacaktır. Bu nedenle Azerbaycan’ın bölgede güç dengesini sağlaması kaderindeki siyaset sanatında var.

Tarihi Geçmişi

Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti 28 Mayıs 1918 tarihinde ilan edildi, ama özgürlüğü sadece 23 ay sürdü. 27 Nisan 1920 günü ülke Bolşevikler tarafından fethedildi. Sovyet yönetimi altında yetmiş yıl kaldıktan sonra, bu sefer Ulusal Kurtuluş hareketi başarılı olması ile 18 Ekim 1991 tarihinde Sovyetler Birliği’nden bağımsızlığını ilan etti. Maalesef savaş Azerbaycan’ın arkasını bırakmadı. Kafkasya’da tarihsel düşmanlıklar Ermenistan ve Azerbaycan arasında dağlık bölgede 1988 yılında savaşın başlaması ile filizlendi. Bölge daha sonra Ermeni Silahlı Kuvvetleri tarafından işgal edildi ve 10 Aralık 1991 tarihinde Ermenistan’daki referandum yapılmasıyla Azerbaycan’ın topraklarını egemenliği altına girdi. 1994 yılının ilkbaharında Azerbaycan tüm Dağlık Karabağ bölgesini Ermenistan’a kaybetti. Bölgede ateşkesin kalıcı olması için Rusya ve AGİT (Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Örgütü) başlattığı müzakereler kalıcı olmakta çünkü iki ülke daimi savaş ortamında. Prensip olarak, Azerbaycan topraklarının yedi bölgesinin işgal altında olduğu ve Birleşmiş Milletler, BM Genel Kurul kararları 822, 853, 874 ve 884 ve BM Güvenlik Konseyi kararlarına 19/13 ve 57/298 Karabağ’ın Azerbaycan toprakları olduğunu tanır.

Jeopolitik Perspektif

Ülkenin uluslararası meşrutiyeti ve güçü üçlü ilişkilerle ve bölgesel meşrutiyeti ve güçü ikili ilişkilerle düzenlenmekte.

Azerbaycan – İran – Rusya

Azerbaycan ve İran ekonomik ve askeri konularda iş birliği yapmaktalar, yalnız bu alanda Türkiye ile yaptığı iş birliği faaliyetleri kadar değildir. Ama Hazar bölgesinde Hammadde paylaşımı kayda değer olduğunu söyleyebiliriz. Burada üçlü ilişkiler açısından, iki stratejik ulaşım koridorları gelişmelerin çekirdeğidir.

South-West Transport Corridor Projesinin son protokol anlaşması 19 Haziran 2017 imzalandı. Azerbaycan, İran, Gürcistan, Ukrayna ve Polonya ülkeler tarafından müşterek katılım sağlandı. Proje zaten başlatılan Trans Caspian International Transport bir parçasıdır. Ana hedefi Hindistan, Pakistan ve Azerbaycan ve Gürcistan üzerinden Basra Körfezi ülkelerini feribot ile Karadeniz ve sonra Ukrayna ve Polonya arasında Avrupa pazarlarını ile bağlamaktır. Bu yol üzerinde yaklaşık 100 milyon ton mal karşılıklı Hindistan’dan Avrupa’ya tam kapasite her yıl taşımak.

İkinci ulaşım koridoru ‘North-South Transport Corridor Project’ 16 Mayıs 2002’de birçok ülkenin katılımı ile açılışı yapıldı. Bu gelişme Rusya, Azerbaycan ve İran arasındaki ilişkiler için bir katalizör etkisi yaptı. Sade ekonomik açıdan ziyade koridorun aynı zamanda Avrasya Ekonomik Birliğin ve Rusya’nın İran Körfezi bağlantısı ve entegrasyonu ivme yarattı.

Her iki koridor projesininde Sünni-egemen Belucistan (Türk halkları) üzerinde stratejik erişimi var, ve bu üç ülkenin İran, Afganistan ve Pakistan üzerinde genişler ve bu gelişme iki gücün Hindistan ve Çin arasında çekişme konusudur. Baluchis toplumu fakirdir, ancak bunlar doğal gaz, ham petrol ve ham madde açısından ayrıca TAPA ve lP doğal gaz boru hatları yakınlığı ile zengindir. Bu bakımdan Çin Ortadoğu’dan enerji tedariğini ve Avrupa’ya ürün ihracatının Pakistan Belucistan’ın üzerinden güvenliğini sağlamak istiyor. Hindistan, Çin gibi aynı stratejiyi izlemekte ve İran Belucistan üzerinden ekonomik koridorunu genişletmekte.

İki stratejik konumlu limanlar Chabahar (İran) ve Gwadar (Pakistan) on yıl içinde veya daha erken sürede önemli jeostratejik rol alacak. Hindistan ve Çin’in arasındaki rekabet açıkça göstermektedir. Burada Çin’in ‘One Belt One Route’ projesi özellikle ‘International North South Corridor” “projesi ile rekabet etmekte. Bu nedenle Rusya, Azerbaycan ve İran arasında üçlü iş birliği son derece önemlidir.

Son on yıl içinde Bakü ulaşım altyapısını, limanlar, otoyollar ve demiryolu taşımacılığı için 20 milyar dolar yatırım etti, asıl niyeti uluslararası koridor projelerine bağlantı kurulması ve böylelikle ülke uluslararası ortamda önemli bir konuma erişmesi.

Azerbaycan – Gürcistan – Türkiye

Yalnızca Tarihi İpek yolu Azerbaycan, Türkmenistan ve Türkiye’de altyapı projeleri iş birliği yapmıyorlar, ayrıca dünyanın en büyük doğal gaz rezervlerini, Orta Asya’dan Hazar Denizine, oradan Azerbaycan ve Gürcistan üzerinden Türkiye’ye Transanatolian gaz boru hattı TANAP bağlanması.

TANAP’ın inşaatı 17 Mart 2015 tarihinde başladı ve devreye 2018 yılında alınması bekleniyor. Proje’nin hedefi yılda 16 milyar metreküp doğalgazı Şah Deniz alanından Avrupa’ya taşınması beklenmekte ve daha sonra bu rakam 31 milyar metreküp kapasitesine artırılacak.

TANAP boru hattı Türkiye’den Adriyatik (TAP) Trans Adriyatik boru hattına uzatılacak. Bu boru hattının inşaat da 2015 yılında başladı ve toplam yıllık doğalgaz kapasitesi 20 milyar metreküp olarak. TAP Yunanistan, Arnavutluk ve Güney İtalya’ya üzerinden Adriyatik Denizine bağlanacak. TAP ve TANAP boru hatları sadece Avrupa tarafından ziyade aynı zamanda NATO tarafından siyasi destek almaktadır.

Azerbaycan –NATO

Azerbaycan’ın NATO’ya doğru ilk adımını Mart 1992 yılında Kuzey Atlantik İş birliği Konseyine kabulü ile atıldı. Her iki tarafında en üst düzeyde 4 Mayıs 1994 tarihinde bir araya gelmesi ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev ‘Barış İçin Ortaklık’ anlaşmasını imzaladı. Odak “programı için son silahlı çatışma ve elde barış” oldu. Uygulama 1996’da başladı.

NATO Genel Sekreteri Javier Solana Bakü’ye 1997 yılında ziyaretinde, Cumhurbaşkanı Heydar Aliyev ‘Barış İçin Ortaklık’ programının bölgedeki gerekliliği ve yükümlülüklerinin önemini vurgularken NATO Genel Sekreteri Javier Solana Azerbaycan’ın Kafkasya bölgesindeki önemini vurguladı.

Aynı yıl Azerbaycan Avrupa-Atlantik İş birliği Konseyine ve resmi olarak Temmuz 1997 Madrid’deki Avrupa-Atlantik İş birliği Konseyi devlet başkanları toplantısına katılım sağladı. Toplantıda Haydar Aliyev NATO toplantısında tarihi konuşmasını yaptı, ısrarla Kafkasya’da gelecek silahlı çatışmalarda konusunda durdu. Bu sorunların çözümünde aksaklık Avrupa’nın güvenliğini büyük bir tehdit teşkil edeceğini belirtti. Kasım 1997’de Haydar Aliyev “Azerbaycan Cumhuriyeti ve NATO’nun arasındaki iş birliği güçlendirme Eylem Planı” kararnamesini imzaladı. Aynı yıl, Azeri temsilcileri Brüksel’deki NATO Karargahı’nda görevlerine başladı. 1997’den beri Azerbaycan ve NATO arasında askeri iş birliği sürekli olarak projeler, programlar ve reformlarla genişletilmiştir. Bununla Azerbaycan NATO standartlarını benimsemiştir. 1998 yılında NATO Temsilcileri Azerbaycan ile yaptığı konferansta Boru hatlarını güvenliğini vurguladılar. Üç yıl sonra 19 Kasım 2001 tarihinde, Azerbaycan NATO Parlamenterler Asamblesi ortak üyesi oldu ve Parlamenter Asamblesinin 66 üyesinden 5 ini aldı. Kasım 2002’de, Avrupa-Atlantik İş birliği Konseyi’nin devlet başkanlarının toplantısında Azerbaycan Devlet Başkanı Heydar Aliyev tekrar Güney Kafkasya’da çakışmaları çözülmesini çağırdı.

Ayrıca, Haydar Aliyev’in yerine geçen ve oğlu, Cumhurbaşkanı İlhan Aliyev’de NATO ile Azerbaycan arasındaki ortaklık çalışmalarının sürdürülebilirliği ve ilişkilerin yeni bir döneme geçiş ihtiyacını vurguladı ve İkili ilişkilerde iş birliği çalışmalarını yoğunlaştırdı. Aslına bakılacak olursa Azerbaycan’ın aynı zamanda Rusya’ya ve NATO’ya ilişkileri gelişimi çok ilginç. 7 Eylül 2017 tarihinde NATO ve Azerbaycan çeşitli NATO programlarını ele aldı ve bir gün sonra 8 Eylül 2017’de, Rusya ve Azerbaycan Genel Kurmay başkanları askeri iş birliği toplantısı yapmak için bir araya geldi. Aynı hafta içinde Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye’de silahlı kuvvetler müşterek askeri tatbikatlar yaptı. Azerbaycan’ın gelecek on yıl içinde NATO katılacağı beklenmiyor. Azerbaycan’ın gerçekten NATO üyesi olur mu o başka bir konu.

Azerbaycan – Türkiye

Kafkaslarda karmaşık ilişkileriyle jeopolitik acıdan Türkiye çok etkin bir ülkedir. Türkiye ve Azerbaycan kültürel, dilsel ve dinsel değerleri ortak paylaşan ve yapıcı ilişkiler sürdürmekte olan ülkeler. Türkiye NATO üyesi olarak Kafkasya’da güvenlik yapısını şekillendirmede önemli görev üstlenmiştir, bunlar askeri personel eğitimi ve Azerbaycan savunma sanayisini yapılandırma. Türkiye bu nedenle Azerbaycan’ın NATO standartları entegrasyon büyük bir rol oynamaktadır.

1999 yılında iki ülke arasında yapılan anlaşma ile Azerbaycan güvenlik güçleri, Türk güvenlik güçleri tarafından desteklenmesi ve ardından Kosova’da güvenliği sağlamakla görevli Azerbaycan kuvvetleri Türk Birliği içinde Kosova Force KFOR gönderildi. Aynı zamanda Türkiye’nin Azerbaycan’da kurduğu Askeri Akademinin ilk mezunlarını 2001 yılında NATO standartlarına uygun şekilde mezunlarını verdi.

Türkiye Kafkasya bölgesinde iki ana stratejisini başlattı: Türkiye Azerbaycan Silahlı Kuvvetlerini askeri ilkesi tabirince, Askeri Politika, Savunma Teknoloji ve Sağlık Teknolojisi açısından NATO ile eşit modernize etmek ayrıca Türkiye Kafkasya ülkelerini Karadeniz Ekonomik İş birliği Örgütü ile ekonomilerini güçlendirmek istiyor. Bu örgüt Türkiye tarafından 1992 yılında kurulmuştur.

Aslında Azerbaycan Batı-Doğu eksenin (ABD, Türkiye, Georgia, Azerbaycan) bir parçası ve Kuzey-Güney ekseninin (Rusya, Ermenistan, İran) rakibidir. Özellikle, Kafkas bölgesinde Rusya’nın konumunun güçlendirilmesi Türkiye’nin Orta Asya ile bağları zayıflatabilir. Bu nedenle, Azerbaycan ve Türkiye’de yapıcı birlikte Rusya ve İran ile iyi ilişkiler koruyarak çalışmalıdır.

Sonuç

“Bilgi güçtür- coğrafi bilgi dünya gücü” 19. yüzyıl sonunda Alman coğrafyasında sıklıkla söylenen cümleydi. Bu cümleler ‘Silk Road Strategy Act of 1999 – İpek yolu Stratejisi Yasası 1999 için çok büyük önemi vardır. Bu yasa ABD Temsilciler Meclisi tarafından geçti ama ABD Senatosu tarafından onaylanmış değil. Buna rağmen, bazı devletler kısmen uygulamakta. Bir dille gelişmişlik düzeyi bakımından, Azerbaycan Avrasya Balkanlar’ında dayanak noktası ziyade Hazar bölgesinde jeostratejik merkezidir. Orta Asya’ya yakınlığı nedeniyle Azerbaycan küresel enerji güvenliği ve dünya barışı için sorumludur.

deniz bülten

HABERİ PAYLAŞ :
YORUMLAR

Bu içerik için ilk yorumu siz yapabilirsiniz.

İsminiz* Zorunlu

E-Posta adresiniz* Zorunlu

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.


Deniz Bülten
Sitemizde yayınlanan tüm haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Haberlerin kopyalanması yasal açıdan kesinlikle yasaktır!
Copyright © 2017. Tüm Hakları saklıdır.