Teknolojik Gelişmelerin Denizcilik Sektörüne Olası Etkileri “İnsansız Gemi Örneği” « Deniz Bülten
18 Ağustos 2018 Cumartesi
  • DOLAR6.0368
  • EURO6.8881
  • BIST88735
Az Bulutlu
33°C
Ender YALÇIN
Ender YALÇIN

Teknolojik Gelişmelerin Denizcilik Sektörüne Olası Etkileri “İnsansız Gemi Örneği”

Akademik ve teknik çalışmalar ışığında bu eforun karşılığını tam anlamıyla 2020-2035 yılları arasında alacağımız, insansız gemilere geçişin bu tarihler arasında olabileceği ifade edilmektedir. Yine AB ekonomilerindeki daralmaya istinaden uzmanlar tarafından bu süreçte biraz daha esneme olabileceği söylenilmektedir.

Teknoloji kelimesinin kökeni bazı kaynaklarca latince “technoslogos” olarak ifade edilmektedir. Bu kelime öbeğini oluşturan “technos” yapmak anlamına gelirken, “logos” ise bilmek anlamına gelmektedir (Özpençe, 2014). Teknoloji ise, bir alanda kullanılan araç ve gereçlerin geliştirilmesini veya üretilmesini kapsayan bilgiye denilir. Bu bilgi ekonomik konjonktürün doğurduğu gereksinimle birlikte hızla artmaktadır.

Geliştirilen yeni bir teknoloji veya artan bilgi, genellikle bir sonraki gelişmenin altyapısını oluşturmaktadır. Örneğin, konum belirleme sistemlerindeki teknik gelişme ve daha fazla uydudan pozisyon bilgisinin alınması ile hata payı giderek azalmaya başlamıştır. Pozisyon bilgilerinde hata payının azalması sayesinde insansız araçlara kadar bir dizi teknolojinin geliştirilmesine imkân tanıyan ortam yaratılmaya başlanılmıştır. Yaratılan bu ortamla birlikte, kara ve havayolu ulaşım modlarında insansız araç meyvelerini görmek mümkündür. Ayrıca şu günlerde denizyolunda da benzer örnekler üzerinde çalışılmaktadır. Ancak denizcilik doğasının komplike bir ortama sahip olması ve mevcut teknolojinin bu ortamda insansız gemilerin seyri ve seyir emniyeti açısından ne denli uygulanabilir olacağı kaygısı sebebiyle hâlihazırda tartışmaya da açık bir konudur. Bu kaygıları gidermek ve mevcut altyapıyı iyileştirmek adına birçok kurum-kuruluş, denizcilik otoritesi, sektör temsilcisi çalışmalarını sürdürmektedir. Bu çalışmalar günümüzde, ağırlıklı olarak 3 temel kavrama odaklanmış durumdadır. Bunlar;

  • e-Navigation (Enhanced Navigation),
  • Otonom Gemiler (Autonomous Ships),
  • İnsansız Gemiler (Unmanned Ships – Remote Controlling).

Bu kavramları sırasıyla açıklayacak olursak, Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) tarafından yapılan e-navigation kavramının tanımıyla başlamak uygun olacaktır. IMO e-navigation konseptini, “deniz çevresinin korunması, denizde can güvenliği ve emniyeti, seyir ve ilgili hizmetlerin geliştirilmesi için elektronik anlamda kıyı ve gemiye has denizcilik bilgilerinin analizi, sunulması, değiştirilmesi, entegre edilmesi ve uygun bir şekilde toplanılması” olarak özetlemiştir (IMO-MSC 85/26/Add. 1, Annex 20, 2009). IMO tanımından da anlaşılacağı ve Şekil 1’de gösterildiği üzere, e-navigation kavramı gemi elektroniğinden, kıyıdaki veri haznelerine, limanlara kadar uzanan komplike bir süreci ve bileşenlerini içermektedir.

Ender Yalcin e-navigation konsepti ve potansiyel bilesenleri (Bilen Alkan et al., 2014)

e-Navigation kavramının dile getirildiği ilk yıllarda neredeyse insansız gemiyle aynı çıktıya sahip olacak gibi bir algı vardı. Çalışmalar derinlemesine devam ettikçe bu kavramlar daha gözle görülür bir şekilde birbirinden ayrılmış, yapılan çalışmalar ağırlıklı olarak e-navigation kavramının bileşenlerine kaymıştır. İnsansız gemi kısmı çalışmaları ise, kendi içerisinde dallara ayrılmaya başlamıştır. Kimi çalışmalarda günümüz gemi makine dairelerinde kullanılmakta olan otonom sistemler biraz daha özelleştirilip, geliştirilmeye çalışılarak bu konsepte “Autonomous ships” ifadesi uygun görülmüştür. Bazı kavramlarda ise ilk başlarda tamamen insansız gemi yapacağız ile işe girişilip sonrasında “remote controlling” çıktısı ile devam edildiği görülmektedir. Bunun en güzel örneğini birçoğumuzun sosyal medyadan da takip etme fırsatı bulduğu Rolls Royce firmasının “drone ships” çalışmaları ile görebiliriz.

Avrupa Birliği tarafından finanse edilen MUNIN projesinin tamamlanması sonrası ortaya atılan “Drone Ships” kavramı aslında “Unmanned Ships”, “Remote Controlling” kavramlarıyla benzer anlam taşımaktadır. Bu kavramlara gelmeden önce biraz MUNIN projesinden bahsedecek olursak; “Maritime Unmanned Navigation through Intelligence in Networks” kelime baş harflerinden esinlenerek MUNIN olarak adlandırılan projede, proje ortakları bir gemi üzerine kamera sistemi entegre ederek; gemi trafiğini analiz eden, analiz sonuçlarını gemi dinamiği ile birleştiren ve bu bilgiler ışığında insansız olarak seyrine devam eden bir gemi konsepti yaratmayı amaçlamaktaydı. Burada iki önemli soru vardı: (1) seyir riskinin yüksek olduğu suyollarında veya liman yaklaşım-manevralarında nasıl insansız bir geminin emniyetli şekilde seyrini sürdüreceği-tamamlayacağı şeklindeydi. Proje ortakları tarafından cevaben helikopterle, gemi adamlarının gemiye aktarılacağı ve geminin bu gibi manevra-yaklaşma-seyir ihtiyaçlarını tamamlayacağı dile getirilmekteydi, (2) gemide bir arıza veya yangın olması halinde ne yapılacak şeklindeydi. Bu hususa cevap olarak da proje ortakları tarafından geminin makine dairesi gibi kritik bölgelerine CO gazı basılarak, yangının oluşması için gerekli ortam yok edilebilir denilmekteydi. Bunun gibi diğer detaylar da göz önünde bulundurularak MUNIN projesi tamamlandı. Takiben, MUNIN projesi ile elde edilen teknik bilgiler ışığında Rolls Royce yukarıda ismen yer verdiğimiz insansız kargo gemisi olan “Drone Ships” üzerine odaklandı ve 2020 yılına kadar insansız kargo gemisini tamamlayacaklarını ifade ediyorlar. İnsansız gemi olarak lanse edilen bu gemi, eğer ki başarılırsa uzaktan tek bir operatör yardımı ile kontrol edilebilecektir.

e-Navigation konsepti ile ilgili çalışmalar sadece bunlardan ibaret değildir. Bir IMO kadar e-navigation konseptinin altının doldurulmasında emeğinin geçtiğini düşündüğüm Uluslararası Fener Otoriteleri Birliği (IALA- International Association of Lighthouse Authorities)’nden de bahsetmekte fayda var. IALA,

e-navigation kopseptinin altyapısının oluşturulması için bir yol haritası oluşturmuştur. Buna göre 2020 yılına kadar Köprüüstü Ekipmanları (e-nav-INS/IBS/ECDIS entegrasyonu), Haberleşme ekipmanları (GMDSS sisteminin gözden geçirilmesi, yeni nesil AIS altyapısı), Denizcilik Genel Veri Yapısı (CMDS-Common Maritime Data Structure) ve Dinamik Rota Planlaması (MSP-Maritime Spatial Planning) ile ilgili çalışmalar olmak üzere birçok noktada altyapı sağlanmış olacaktır. Birçoğumuzun sektörden bildiği ECDIS S-100 standartları ve gelecek diğer güncelleştirmeler aslında bu gibi yeni teknolojilere olanak tanıma amacıyla getirilmektedir.

Dünya üzerinde hâlihazırda otonom gemiler, insansız gemiler/uzaktan kontrol edilen gemiler konusunda çalışan birkaç firma bulunmaktadır. E-navigation konsepti üzerine çalışmalar ise daha geniş konu başlıklarında; IMO ve IALA gibi kuruluşların yanı sıra, ulusal ve uluslararası destekli projeler (MonaLisa, EfficienSea, MEHDP, iSea, MUNIN vb.), üniversiteler, denizcilik otoriteleri tarafından yapılan sistem iyileştirmeleri, özel sektör tarafından geliştirilen yeni nesil yaklaşım ve ürünler nezdinde büyük bir özveri ile sürdürülmektedir.

Türkiye açısından konuyu değerlendirecek olursak; e-navigation konseptine gerek üniversite-sanayi iş birliği gerekse T.C. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı nezdindeki birimlerin desteği ile gerekli altyapı sağlanılmaya çalışılmaktadır. Bu birimlerden Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü seyir yardımcılarının güncel ihtiyaçlar nezdinde tekrar elden geçirilmesi ve altyapı açısından desteklenmesi anlamında özverili bir şekilde çalışmalara devam etmektedir.  Yine Bakanlığa bağlı diğer bir birim olan Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Araştırmaları Merkezi Başkanlığı 2015 yılı Ar-Ge konuları içerisinde e-seyir (e-navigation) konseptine yer vermiştir. Bu manada “e-seyir konusunda milli altyapının kurulması ve buna yönelik standartların geliştirilmesi kritik bir Ar-Ge projesi olarak değerlendirilmektedir. Bu Ar-Ge projesi yaklaşımında, denizde akıllı ulaşım sistemleri konseptinin de temel yapısı oluşturulacaktır. Proje ile köprü üstü sistemlerinin kullanıcı dostu bir hale getirilmesi, standart seyir raporlarının otomatik olarak gönderilmesi ve alınması ve köprü üstü teçhizatının tüm sistemlere entegrasyonu sağlanabilecektir.  Seyir hatlarının Gemi Trafik Hizmetleri Sistemleri tarafından gemilerin dijital haritalarına gönderilmesi, seyir planlarının servis şeklinde sunularak gemi haritası üzerinde görüntülenmesi ve gemi kaptanlarının yönlendirilmesi sağlanacaktır. Ayrıca Gemi Trafik Hizmetleri sistemleri geliştirilecek bunların unsurları olan OTS, Radar Görüntüsü, ECDIS, Meteorolojik ve Oşinografik sensörlerin entegrasyonu sağlanacaktır” (UDHB).

Türkiye’de üniversite-sanayi iş birliği açısından da güzel gelişmeleri görebiliyoruz. Bunun bir örneği olarak AB Eurostars proje başvurusu sonucu kabul alan ve 1 Ocak 2017 tarihinde çalışmalara başlanılan iSea projesi (2 Türk ve 2 Danimarka ortaklı firma tarafından) Türkiye menşeili e-navigation teknolojisi için (Danimarkalı firmalar işin veri çekilmesi-transferi kısmında) güzel çıkış noktaları sağlayacaktır. Yukarıda bahsi geçen birçok proje Baltık Denizi uygulama odaklı iken, bu projenin Türkiye çıkışlı olması milli teknolojinin geliştirilmesi açısından önem arz etmektedir. Bu proje gemi kaptanlarından, VTS operatörü ve kılavuz kaptanlara kadar birçok karar vericiyi geminin dinamik verilerinden, çevresel verilere kadar ulaştıracak ve bu paydaşları ortak bir platformda buluşturacaktır.

Teknik ve İdari Sonuç olarak,

Akademik ve teknik çalışmalar ışığında bu eforun karşılığını tam anlamıyla 2020-2035 yılları arasında alacağımız, insansız gemilere geçişin bu tarihler arasında olabileceği ifade edilmektedir. Yine AB ekonomilerindeki daralmaya istinaden uzmanlar tarafından bu süreçte biraz daha esneme olabileceği söylenilmektedir.

Tarafımdan daha önce yapılan akademik çalışmalar, denizci gözünden elde edilen bilgiler, diğer akademik ve sektörel çalışmalar insansız gemilere karşı açık denizde olumsuz yaklaşımın (yapılabilirlik açısından) pek fazla olmadığı, esas kırılım noktasının dar suyolları, liman yaklaşım ve manevraları sırasında olabileceği yönündedir. Bu sebeple bu noktalarda artacak uzmanlaşma ve bilgi kilit rol oynayacaktır.

e-Navigation kavramı ile denizcilik çevresine birçok yeni unsur girecek, paydaşların veriye ulaşımı ve birbiriyle entegrasyonu sağlanacaktır. Böylece gemi adamlarının operasyonel vasfından çok yönetimsel vasfına ihtiyaç duyulacak, nitelikli iş gücüne olan talep artacaktır. Bu gelişme ise, denizcilik eğitim kurumlarında salt gemi adamı yetiştirme politikasını zaman içerisinde nitelikli iş gücü yetiştirmeye doğru kaymaya zorlayacaktır.

Ekonomik Sonuç olarak,

Türkiye ölçeğindeki bir küçük tonajlı (13-14 personeli olan) kimyasal tankerin günlük personel maaşının ortalama 2000 $ civarında olduğu düşünüldüğünde ve gelişen teknoloji ile personel sayısında azalmaların olacağı varsayımı ile armatörlerin gemi işletme maliyetlerinde ciddi düşüşler olacaktır (işletme giderlerinin yaklaşık %40-45’ini personel gideri oluşturmaktadır).

Bunun yanı sıra maliyet sadece personel giderlerinde indirgenmeyecektir. Burada MSP (Dinamik Rota Planlama) uygulamasının net göstergelerine de yer verebiliriz. 2010 yılı içerisinde MSP ile ilgili çalışmaların AB ekonomisine 104 milyon euro’luk katkısının olduğu ifade edilmektedir.

Bu ve bunun gibi birçok noktayı tek tek saydığımızda geliştirilen sistem/konsept ile ekonomik anlamda işletme ekonomisi, ülke ve dünya ekonomisine ciddi artılarının olması beklenilmektedir.

Gemi adamı gözünden,

İnsansız gemiler ve teknolojik gelişmeler, belki gemi hayatında insana olan gereksinimi zamanla kaldıracak veyahut azaltacak ancak mevcut gelişmeler ışığında, denizciliğin barındırdığı potansiyel tehlikeler dolayısıyla hiçbir zaman gemi adamından tamamen arınamayacaktır. Belki ilerleyen zamanlarda gemi adamının karaya geçmesine vesile olacak. Ancak burada da nitelikli gemi adamı kavramını ortaya çıkaracaktır.

Ek Bilgi

2017 Haziran ayı içerisinde IMO-MSC (Maritime Safety Committee) toplanacaktır ve burada insansız gemilerin klaslandırılması gibi bir takım teknik konuların gündeme gelmesi beklenilmektedir. Bu toplantı sonrası, teknik ve ekonomik anlamda resim biraz daha net görülebilir.

Kaynaklar:

-IMO‐MSC 85/26/Add. 1, Annex 20, Strategy for the Development and Implementation of E‐Navigation,     Resolution A.989 (25).

-Güler Bilen ALKAN et al. Türkiye Geliştirilmiş Seyir Konsepti Uygulamalarının Delphi Tekniği ile Değerlendirilmesi. Journal of ETA Maritime Science. 2014;2(2):81-92.

-Özpence, S. Dijital Kamusal Mallar. Sosyoekonomi / 2014-2 / 140203.

-UDHB Web Sitesi, http://www.udhb.gov.tr/

KÖŞE YAZISINI PAYLAŞ :
YORUMLAR

Bu içerik için ilk yorumu siz yapabilirsiniz.

İsminiz* Zorunlu

E-Posta adresiniz* Zorunlu

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.


Deniz Bülten
Sitemizde yayınlanan tüm haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Haberlerin kopyalanması yasal açıdan kesinlikle yasaktır!
Copyright © 2017. Tüm Hakları saklıdır.