26 Mayıs 2018 Cumartesi
  • DOLAR
  • EURO
  • BIST
Gök Gürültülü Sağanak Yağışlı
26°C

TÜRKİYE: Deniz Gücü ve Askeri Denizcilik Endüstrisi

Türkiye, gerek karmaşık ilişki ağlarıyla örülmüş jeopolitik çevresi gerekse sahip olduğu 8.400 km uzunluğundaki sahil şeridi ile denizcilik alanında Ortadoğu’nun önemli bir ülkesidir. Türkiye’nin Tuna, Fırat ve Dicle nehirlerine olan bağlantı imkânları önemli bir stratejik avantaj sağlamaktadır. Denizcilik politikasını dış politikası ile birleştirdiği takdirde, Türkiye’nin etki sahasını her geçen gün artıracağı açıktır.

DENİZLERLE ÇEVRESİ

Rusya’nın Ukrayna’yı işgali, ardından stratejik Kırım yarımadasını ilhakı ve Ortadoğu’da tırmanan krizler, birçok bölgesel gelişmeyi ikinci plana itiyor. Suriye’nin Tartus ve Lazkiye kentlerinde bulunan askeri üssünü muhafaza etmek ve hatta genişletmek isteyen Rusya, çok kutuplu politikasını bölgede dikte etmeye çalışıyor.

Rus savaş gemilerinin Kuzey Kıbrıs’ın Paphos, Limasol ve Larnaka limanlarına demir atabilmesi, ayrıca bu yıl Rusya ve Mısır askeri kuvvetlerinin birlikte ‘Defenders of Friendship 2016’ ortak askeri tatbikatını gerçekleştirmeleri bu zorlamanın göstergesi.

Tüm bu stratejik hamleler, Ortadoğu’da Türkiye’yi Batılı müttefikleriyle birlikte denizcilik politikasında dezavantajlı bir duruma düşürmektedir. Ama aynı zamanda Rusya ve Türkiye kendi çıkarları doğrultusunda, doğal kaynakların emniyeti ve “Turkish Stream” enerji koridorlarının genişletilmesi konularında birlikte çalışmaktalar.

Buna karşılık Türkiye, Ukrayna ile de iyi ilişkilerine sürdürüyor ve birçok alanda -havacılık ve savunma projelerinde- iş birliği yürütmektedir. Türkiye, tüm istikrarsızlığa rağmen, civar denizlerdeki ve bölgedeki çıkarlarını denge politikası ile korumak zorunda.

Son on yılda ciddi bir güç haline gelen Çin’in, Ege’de Yunanistan’a ait olan Pire Limanı gibi bölgedeki aktarma limanlarını gizlice satın alması, dünya çapında nakliye rotalarının kontrolünü sağlamaya çalışmak konusunda önemli bir hamle. Çin bölgede her geçen gün etkisini artırırken, Türkiye ise İzmir’de Çandarlı Limanı’nın Çin yönetimi altında derin su limanı halinde genişletilmesini düşünüyor.

Mayıs 2012 yılında güdümlü füze fırkateyni USS TAYLOR (FFG50) ve Türk fırkateyni TCG TURGUTREİS (F-241) Karadeniz’de taktik manevra eğitiminde
Kaynak: US NAVY

Türkiye’nin Çin ile ortak iş birliği stratejisini İpek Yolu üzerinden konumlandırması madalyonun öteki yüzünü görmemize engel olmaktadır. Çünkü gelişmeler göstermektedir ki, Çin donanması yakın zamanda Ege ve Akdeniz’de sıklıkla görünecek ve bölgede yeni çatışma ortamları yaratacak.

Mısır’ın eski Genel Kurmay Başkanı ve halihazırdaki Cumhurbaşkanı El-Sissi, Mısır Deniz Kuvvetleri’ne kısa sürede büyük tedariklerle takviyeler yaptı. Mesela Fransa’dan iki adet Mistral sınıfı havuzlu helikopter gemisini (LHD), bir adet çok maksatlı (FREMM sınıfı) fırkateyni ve dört adet yapım aşamasında olan (GOWIND 2500 sınıfı) korveti envanterine kattı. Ayrıca Almanya’dan inşası devam etmekte olan dört adet U-209 sınıfı denizaltılar aldı. Bu gelişmeler Mısır Deniz Kuvvetleri’nin yakın doğuda etkili bir güce sahip olma niyetini göstermektedir.

Son derece önemli bir gelişmeyi de atlamayalım; İsrail, deniz gücünü geliştirmek için Almanya’dan nükleer füzeleri ateşleme kabiliyetine sahip altı adet ağır modifiye olmuş U-209 (Dolphin sınıfı) denizaltılar satın aldı. Ayrıca yapım aşamasında olan dört adet K-130 Braunschweig sınıfı Alman korvetleri de yakın gelecekte teslim edilecektir.

Bütün bu gelişmeler olurken, Türkiye’nin öncelikli ilgi alanı Akdeniz, Ege ve Karadeniz’de doğal kaynaklarını emniyete almak, enerji koridorlarını ve deniz geçiş yolları üzerinde güvenliğini sağlamak… Fakat bunlar uluslararası terörizm ve yasadışı göç hareketleri nedeniyle etkilenebilir. Ortadoğu ve Balkanlar’da kırılgan devletlerin durumu, sofistike bir güvenlik yapısı gerektirmektedir. Bu nedenle Türk Donanması’nın açık denizlerde varlığını artırması şart.

Türkiye stratejik açıdan uluslararası alanda askeri varlığını güçlendirmek için Arnavutluk, Azerbaycan, Irak, Katar ve Somali’de üsler kurmaktadır. Bunu yaparken de, ‘barışı korumak için kendi güvenlik politikasını dünya politikasına transferi ettiği’ fikrini temel almaktadır.

DENİZCİLİK İTTİFAK GÜCÜ VE NATO

Türkiye’nin NATO içindeki gücü, özellikle denizcilik yeteneği çok önemlidir. Jeostratejik konumu ve deniz gücü de Transatlantik İttifakı için son derece önem arz etmektedir.

Türk Deniz Kuvvetleri’nin NATO’da Daimî Deniz Görev Grubu (SNMG 2), Daimî Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu (SNMCMG-2) ve NATO Müdahale Gücüne NATO Response Force (NRF)’ye katkıları önemlidir. Okyanus Kalkanı Harekâtı, Müttefik Sağlayan Harekât ve yaklaşmakta olan Deniz Muhafız Harekâtı tamamlanan ve devam eden operasyonlara bazı örneklerdir. Buna ek olarak, Türkiye’nin çok uluslu görevlerde de etkileyici bir rolü var. Örneğin, girişimcisi olduğu Karadeniz Deniz İş birliği Görev Grubu (BLACKSEAFOR) ile Karadeniz’in güvenliğini sağlamaktadır.

NATO’nun Daimi Deniz Görev Grubu’nun (SNMG 2) Şubat 2016 Türk Deniz Kuvvetleriyle Doğu Akdeniz’de eğitim yaparken
Kaynak: NATO

Türkiye, Silahların Kontrolü ve Silahsızlanma Girişimi’nin de (Proliferation Security Initiative) önemli bir ortağıdır. Ayrıca BM’deki misyon görevi kapsamında UNIFIL adına Lübnan ve İsrail arasındaki barış anlaşmasını gözetlemektedir. Çok uluslu deniz görev gücünde de ’Birleşik Görev Kuvveti’ (CTF-150) yer almaktadır.

Türk Donanması, Birleşik Arap Emirlikleri, Pakistan, Güney Kore ve Japonya gibi dost ülkelerle yoğun deniz çalışmaları yapmaktadır. Ayrıca, 2014 yılında Afrika’da insani yardımları sağlamak adına, Barbaros Türk Deniz Görev Grubu ile destek vermiştir.

Türkiye, 2011 yılında Mısır ile de Dostluk Deniz Tatbikatını (Sea of Friendship 2011) yapmış, fakat ne yazık ki olumsuz siyasi gelişmelere bağlı olarak çalışmaları durdurmuştur.

Son dönemde bölgede ve genel olarak dünyada sık aralıklarla krizler çıkmaktadır ve birçok çatışma önceden öngörülemez hale gelmiştir. Buna bağlı olarak birçok ülkenin güvenlikleri ve ekonomileri tehlikeye girmektedir. Bu nedenle Türk Deniz Kuvvetleri ve NATO ortakları, polisiye görevleri ve geleneksel görevleri arasındaki dengeyi koruyabilmek için daha fazla birlikte çalışmak zorundadır. Çünkü bu sorunlar birlikte ele alınırsa, müşterek kuvvetler kapsamında çözülebilir. 

TÜRKİYE’DEKİ TERSANELER

Türkiye’de modern askeri gemi inşasının kökeni 1960’tan itibaren 30-35 yıl yabancıların desteği ile sürdürülmüş, bu zaman sürecinde birçok gemi ABD’den kullanılmış olarak alınmış, yeni gemiler ise Almanya’dan tedarik edilmiştir. Türkiye’de ortak üretilme şartı ile gerçekleştirilen projeler de vardır.

1996 yılının başlarında MİLGEM projesinin başlaması Türk askeri denizciliğin dönüm noktası olmuştur. Fakat Türk denizciliğin asıl dirilişi projenin 2004 yılında tam olarak başlaması ile gerçekleşmiştir.

Türkiye’de birçok kabiliyetli denizcilik şirketi bulunmasına rağmen, bundan beş yıl öncesine kadar bir elin beş parmağını doldurmayacak kadar şirket askeri gemi üretimi ile ilgileniyordu.

Ama görünen o ki başka şirketler de bu kazançlı pastadan payını istiyor. Her ne kadar geçtiğimiz süreçte devlet mevcut şirketlerin kira anlaşmalarını 49 yıl uzattıysa da, fiyatlandırma, maliyet ve teslimat süreclerinde acımasız bir rekabetin sürdüğünü de söylemeliyiz.

Askeri Tersaneler

İstanbul Tersanesi Komutanlığı

İTK, İstanbul Pendik’te bütün tip askeri gemilerin inşa ve bakım onarımı yapmaktadır. Aynı yerleşkede Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı Araştırma Merkezi Komutanlığı bulunmaktadır. 1 milyon metrekarelik yerleşkede 100 m ve 300 m uzunluğunda bir çok havuz mevcuttur.

ADA sınıfının ikinci gemisi anti-denizaltı savaş korveti TCG BÜYÜKADA İstanbul Tersanesi Komutanlığında inşa edildi
Kaynak: MARCOM

Gölcük Tersanesi Komutanlığı

GTK, Gölcük Deniz Üssü Komutanlığı’nda bulunmaktadır ve son derece iyi donanımlıdır. 400 bin metrekare alanı kaplayan yerleşke, aynı zamanda denizaltı yapım ve onarım merkezi durumundadır. Geleceğin U-214 TN denizaltıları burada inşa edilecektir. Bu iki rakip -GTK ve İTK- 40.000 ton ağırlığına kadar gemi inşa etme kapasitesine sahiptir.

İzmir Tersanesi Komutanlığı

İzTK Türk Deniz Kuvvetleri’nin Ege’deki yaklaşık 200 bin metrekare alana sahip önemli bir üssüdür. Asıl görevi gemilere destek ve bakım onarım hizmeti vermektir.

Özel Tersaneler

Anadolu Deniz İnşaat Kızakları ADIK Shipyard

ADIK 1950 yılında kuruldu ve 20.000 GT ağırlığına kadar gemi inşa etmektedir. Lojistik gemi inşaası konusunda da yeterliliği bulunmaktadır.

Anadolu Denizcilik (ADİK) tarafından Türk Deniz Kuvvetlerine teslim ettiği sekiz Süratli Amfibi Gemisi’nin ilki ( LCT ) C-151  Kaynak: ADİK

ARES Denizcilik

ARES son derece nitelikli, yeni ve dinamik bir şirkettir. Sahil güvenlik gemileri, devriye botları ve küçük taarruz tekneleri inşa etmektedir.

DEARSAN Denizcilik

Şirket, çeşitli gemi türleri üretme kabiliyetine sahiptir. Bunlar arasında korvet sınıfı gemi, çok amaçlı arama ve kurtarma gemileri (SAR), hızlı müdahale botları, taarruz tekneleri, hızlı devriye botları özelikle Tuzla sınıfı 57 metrelik devriye botları öne çıkmaktadır.

DESAN Denizcilik

Desan’ın tarihi 1950’lere kadar uzanmaktadır. Tersane, 200 metre uzunluğunda büyük gemi ve tankerler inşa etme kapasitesine sahiptir.

DÜZGİT Denizcilik

Geçmişi 40 yıl geriye dayanan Düzgit, tanker ve küçük devriye tekneleri inşası ile uzmanlaşmıştır.

İSTANBUL Denizcilik

Şirket 1980 yılında kurulmuştur. Çeşitli büyüklükte petrol ve kimyasal tankerler inşa etmektedir. Üç denizaltı kurtarma ve iki destek kurtarma gemisi İstanbul Tersanesi tarafından teslim edilmiştir.

RMK Marine Denizcilik

RMK Türkiye’nin en büyük gemi inşaat şirketlerinden birisidir ve modern gemiler, süper-yatlar ve savaş gemisi yapımında olağanüstü uzmanlığa sahiptir.

SEDEF Denizcilik

Türkiye’nin en büyük özel tersanesi olan Sedef Tersanesi’nde, havuzlu çıkarma gemisi TCG ANADOLU inşa edilecektir.

SEFİNE Denizcilik

2005 yılında kurulmuş olan firma, kargo, feribot ve kurtarma gemileri inşasında uzmandır.

SELAH Denizcilik

SELAH 1982 yılında İstanbul’da kurulmuştur ve lojistik destek gemileri inşa etmektedir.

Yonca-Onuk JV

1986 yılından bugüne yerli ve yabancı müşterilerine 40 metre uzunluğuna kadar hızlı taarruz botları ve hızlı devriye botları inşa etmektedir. Bu tür özelliklerde gemiler, Türk Özel Kuvvetleri tarafından yüksek derecede takdir almaktadır.

Projeler yakından incelenirse, çoğu gemiler önce özel sektörün katılımı ile Donanma Tersanelerinde inşa edilmekte, sonra takip eden gemiler özel şirketlere devredilmektedir. 2004 yılından bugüne uygulanmakta olan bu yöntemle, özel tersanelerin askeri gemi inşa kabiliyeti kazanması ve rekabet gücünün artırılması hedeflenmektedir.

TÜRK ASKERİ GEMİ PROJELERİ

Türkiye, yerli üretim yoluyla kendi deniz kuvvetlerini gücünü artırmaya çalışmaktadır. Bu nedenle tahmini değeri 8-10 milyar dolar olan 30’un üzerinde deniz programına sahiptir. Aşağıda, gelişme sürecinde olan, başlamak üzere olan ya da bazıları yakın zamanda tamamlanmış bazı projeler listelenmektedir. Bu stratejik tedariklerle, Türk Deniz Kuvvetleri Orta Ölçekli Küresel Güç Aktarım Yeteneğine 5 ila 7 yıl içinde kavuşacak denebilir.

Sahil Güvenlik Arama Kurtarma Gemisi

Sözleşme 2007 yılının başında RMK MARINE ve SSM arasında imzalanmıştır. Dört Sahil Güvenlik Gemisi TCSG DOST (SG 701), TCSG GÜVEN (SG 702), TCSG UMUT (SG 703) ve TCSG YAŞAM (SG 704) 2009 ve 2014 yılları arasında teslim edildi. Gemiler 89 metre uzunluğunda ve yaklaşık 1.700 ton ağırlığındadır. İstenildiğinde tanımlanmış korvet rolü de üstlenebilmektedir.

Yeni Tip Karakol Botu

16 adet Devriye Botu inşası için sözleşme 2007 yılının Ağustos ayında SSM ve DEARSAN Tersanesi arasında imzalanmıştır. 57 metre boyundaki devriye botları 34 mürettebat tarafından gözetleme ve kıyı bölgelerini korumak amacıyla kullanılmaktadır. Ayrıca etkili silah sistemleri ile denizaltı avı için görevler de üstlenebilmektedir. Karakol botları sistemlerinin % 70’i yerli sanayi tarafından karşılanmaktadır. DEARSAN Türkmenistan’a 10 adet tekne satmayı da başarmıştır.

Süratli Amfibi Gemi (LCT)

ADIK Tersanesi 2013 yılına kadar sekiz adet süratli amfibi gemiyi teslim etmiştir. 80 metre uzunluğundaki gemiler, 20 kişilik ekiple 330 ton teçhizatı 400 nm menzile kadar taşıyabilmektedir.

Amfibi Gemi (LST)

ADIK Tersanesi Haziran 2011’de iki Amfibi Gemisi inşası için sözleşme imzalamıştır. Gemiler 140 metre uzunluğunda, yaklaşık 7.300 ton ve 5000 nm menzile 1.200 ton kargo taşıma kapasitesine sahiptir. Güvertesine 15 ton ağırlığında helikopter inebilmekte ve dört adet 2880 kW gücünde dizel motoru bulunmaktadır. ASELSAN tarafından üretilen iletişim ve elektronik sistemleri ve Komuta Kontrol Sistemi HAVELSAN tarafından entegre edilmiştir. Test aşamasında olan her iki geminin de -TCG Bayraktar (L-402) ve TCG Sancaktar (L-403)- 2017 yılında Türk Donanması’na teslim edilmesi bekleniyor.

Lojistik Destek Gemisi (LSS):

SELAH Tersanesi 2014 yılı sonunda Türk Donanması için iki LSS inşa ihalesini kazanmış ve inşası devam etmektedir. 105 metre uzunluğundaki gemiler 6.200 tondan fazla bir ağırlığına sahip olacak. Her biri 4.000 ton deniz mazotu, 330 ton helikopter yakıtı ve 550 ton tatlı su taşıma kapasitesine sahiptir. Gemiyi, birbirinden iki bağımsız 12.7 mm kalibreli uzaktan kumandalı silah sistemleri korumaktadır.

Sismik Araştırma Gemisi (SRV87):

Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürlüğü, deniz dibi analizinde uzun zaman yabancı araştırma ve analiz şirketlerine bağımlı kaldı. Bu nedenle SRV87 özel gemi siparişini SSM 2012 yılında İstanbul Tersanesi ile imzaladı. 87 metre gövde uzunluğuna sahip MTA TURKUAZ SRV87, birçok sensörle 2D/3D sismik araştırma, hidrografik örnek alma, hidro-akustik ve jeolojik araştırmalar yapabilmektedir. Şu anda test aşamasında olan MTA TURKUAZ gemisi yakın bir gelecekte teslim edilecek.

Denizaltı Kurtarma Ana Gemisi (MOSHIP 4000) ve Kurtarma ve Çekme Gemisi (RATSHIP 2000):

SSM, İstanbul Tersanesi’ne 170 Milyon Euro bütçeli üç ultra modern denizaltı kurtarma gemisi inşa ettirdi. Proje bir (MoShip 4000) Denizaltı Kurtarma Ana Gemisi ve iki (RaTShip 2000) Kurtarma & Çekme Gemilerinden oluşmaktadır. MoShip’in uzunluğu 91 metre, menzili ise 4.300 nm’dir. Gemi çok ışınlı sonar, uzaktan komutalı sualtı araçları (ROV) ve 3 km derinliğe inen atmosferik dalış elbisesi gibi donatımlara sahiptir. RaTShips 2000’lerin uzunluğu 69 metre, menzili ise 4000 nm’dir. Her biri son modern teknolojiyle donatılmıştır, helikopter pistine sahiptir. MOSHİP TCG Alemdar (A-582), iki RaTShips, TCG Işın (A-583) ve TCG Akın (A-584) 2014 yılında denize indirildi ve büyük ihtimalle 2016 sonunda veya 2017 başlarında hizmete girecekler. Gemiler son derece kompleks sistemlere sahiptir ve Türk Denizcilik Endüstrisi için büyük bir prestij vesilesi olmaktadır.

MİLGEM (ADA-sınıfı Korvet & İ-sınıfı TF-100 Fırkateyn)

MİLGEM (Milli Gemi) korvet ve fırkateyn sınıfından oluşan Türk Savaş Gemileri, kıyı sularında çalışabilmeleri (Littoral Combat Ships) gibi ana özelliğinin yanında önemli bir özelliği gizli olması için tasarlanmıştır. Proje, 2004 yılında başladı ve ilk gemi olan TCG Heybeliada (F-511) 2011 yılında; ikinci gemi TCG Büyükada (F-512) 2013 yılında hizmete alınmıştır. Üçüncü gemi olan TCG Burgazada (F-513) ise test sürecindedir ve 2018 sonlarında hizmete girmesi bekleniyor. Dördüncü gemi TCG Kınalıada (F-514) 2019 yılına planlanmıştır. Bu sınıftaki tüm korvetler İstanbul Tersane Komutanlığında planlanmakta ve inşa edilmektedir. ADA sınıfı projesinde edinilen kabiliyetler İ-sınfı fırkateyn projesine (TF-100 sınfı) entegre edilerek inşası yapılacaktır. Planlanan İ-sınıfı fırkateynler ADA sınıfı korvetlerden daha büyük olarak 120 metre uzunluğa ve farklı silah sistemlerine sahip olacak. Bunlar ayrıca MK.41 VLS ve aynı zamanda hafifi olan ESSM sistemi ile donatılacak. İlk fırkateyn TCG Istanbul (F-515) İstanbul Tersanesi Komutanlığında inşa edilecek ve sonraki fırkateynler TCG İzmir (F-516), TCG İzmit (F-517) ve TCG İçel (F-518), özel tersaneler tarafından tamamlanacaktır. Şimdiden yedi özel tersane bu ihale için teklife hazır durumdalar ve teslimatlar 2021-2024 yılları arasında planlanmaktadır.

Havuzlu Çıkarma Gemisi (LPD)

LPD (TCG Anadolu), çok kapsamlı projelerin bir bileşeni olarak Türk Denizcilik sektörünün en iddialı savunma projesidir. LPD gemisine 27 adet Amfibi Zırhlı Hücum Aracı (AAV), 4 adet Çıkarma Aracı (LCM), 2 adet Araç ve Personel Çıkarma Aracı (LCVP), 1 adet Komutan Vasıtası ve 1 kauçuk gövdeli şişme bot (RHIB) dahil edilmiştir. Savunma Sanayi İcra Komitesi bir adet LPD gemisi tedarik kararını 2013 yılı sonunda aldı ve Haziran 2015’te ihaleyi kazanan Sedef Tersanesi’ni Türk Deniz Kuvvetleri’ne 2021 yılında teslim etmesi için görevlendirdi. Türk Havuzlu Çıkarma Gemisi TCG Anadolu, İspanya’nın Juan Carlos I LPD’ine dayanmakta. İspanyol Navantia şirketi tasarım, teknoloji transferi gibi konularda Sedef Tersanesi’ne destek sağlayacak. LPD yaklaşık 230 metre boyunda ve 28 bin ton ağırlığında olacak. Motorun gücü bu dev gemiyi yükü ile beraber 21 knot hızına itecek ve operasyonel menzili 9000 nm olacak. TCG Anadolu, 900’ü piyade olmak üzere 1.200 personel bulunduracak şekilde tasarlanmıştır. Güvertesine 10-12 F-35 B STOVL (henüz karar verilmiş değil) veya 12 helikopter alma kapasitesine sahiptir.

Yeni Tip Denizaltı (REİS sınıfı)

Türkiye 2008 yılının Temmuz ayında altı U-214TN sınıfı denizaltılarının Gölcük Tersanesi Komutanlığında inşa edilmesi için karar aldı ve sözleşme Temmuz 2009’da imzalandı. Fakat proje çeşitli anlaşmazlıklar nedeniyle gecikmiş olarak 28 Eylül 2015’de başladı. İlk denizaltının 2020 yılında göreve başlaması beklenmektedir. U-214 TN, Thyssen Krupp Marine Systems (TKMS) şirketinin U-209 ve U-212A denizaltı sınıfların sağlıklı bir karışımıdır. U-214 TN (65 metre uzunluk ve 27 kişilik mürettebat) balistik ve nükleer avcı denizaltıları ile karşılaştırıldığında, oldukça küçük olmalarına rağmen ileri teknolojilerle donatılmıştır. U-214 TN bir “Sensör” olarak, farklı operasyonlarda karmaşık görevleri üstlenmek ayrıca müşterek operasyonlarda üstünlüğünü öne çıkarmak üzere tasarlanmıştır. U-214TN denizaltıları havadan bağımsız tahrik sistemi (AIP) ile donatılmış ve dünyanın en sessiz konvansiyonel denizaltılarından biridir.

Hava Savunma Harbi Fırkateyni (TF-2000 sınıfı)

MİLGEM (ADA-sınıfı korvet ve İ-sınıfı fırkateyn) projelerinden elde edilen rekabet yeteneği, Hava Savunma ve Komuta TF-2000 sınıfı fırkateyn projesine de aktarılacak. Toplam 4 (+2 opsiyonlu) fırkateyn planlanmaktadır. Gemi yaklaşık 150 metre uzunluğunda, 7 bin tondan fazla bir ağırlığa sahiptir. Silah sistemleri gizli tutulmakta olsa da, 32 Hücreli Mk41 VLS, ESSM, SM2, Anti Gemi Füzesi ATMACA (ROKETSAN), torpido fırlatma sistemi, bir Goalkeeper CIWS yakın savunma sistemi ve büyük kalibreli silah sistemi ile donatılacağı öngörülmektedir. İki yerel kahraman ASELSAN ve HAVELSAN, ÇAFRAD (Çok Amaçlı Faz Dizili Radar) radar sistemi üzerinde yoğun bir şekilde çalışıyorlar. ÇAFRAD, çok işlevli 3D uzun menzilli gözetim radarı, aydınlatma/ateş kontrol radarı, EO Gözetim sistemi gibi farklı modüler sistemleri içermektedir. Ayrıca HAVELSAN son derece gelişmiş GENESİS Advent Savaş Yönetim Sistemi (Gemi Entegre Savaş İdare Sistemi) üzerinde çalışmaktadır. TF-2000 fırkateyni aşağıdaki çeşitli görevler için uyarlanmıştır:

  • Hava Savunma Savaşı (AAW)
  • Amfibi Savaşı (AMW)
  • Su Üstü Gemilerle Savaş (ASU)
  • Denizaltilara Karşı Savaş (ASW)
  • Komuta Kontrol ve Muhabere (C3)
  • Komuta Kontrol Savaşı (C2W)
  • Taarruz Harbi (STW)

Her zaman olduğu gibi, İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda inşa edilecek olan ilk fırkateynin 2023 yılında hizmete girmesi bekleniyor. Takip eden üç diğer gemi ise özel Türk tersaneleri tarafından inşa edilecek. Bu savaş gemileri Türk Deniz Kuvvetleri için stratejik bir rol oynayacak. Gemiler sadece kendi hava sahalarını izlemekle kalmayacak, ek olarak NATO BMD Ağına entegre olarak NATO’nun Güneydoğu kanadını da muhafaza edecek.

ATMACA roketinin başarılı denemesi
Kaynak: TU Defence Forum

Yukarıdakilere ilaveten iki büyük ve iki küçük ihalenin altının çizilmesi gerekiyor. Bunlardan ilki olan, sekiz adet “600 Sınıfı Sahil Güvenlik Gemisi“ tedariği, özel şirketlerin hemen hepsinin (ADİK, DEARSAN, DESAN, İSTANBUL Denizcilik, RMK MARİNE, SEDEF, SEFİNE, SELAH) gündeminde yer almaktadır. İkincisi olan bir adet “Denizde İkmal Muharebe Destek Gemisi“ inşası için sadece SEDEF ve SEFİNE şirketleri teklif vermişlerdir.

Küçük projeler için -sekiz adet Süratli Devriye Botu ve iki adet SAT İntikal Botu- 2016 yılının sonu veya 2017 yılının ilk çeyreğinde ihale tekliflerine karar verilecek. Bu tedarik için sadece iki aday var: ARES Denizcilik ve Yonca Onuk Adi Ortaklığı. SSM’in kararı büyük bir heyecanla bekleniyor.

SONUÇ

Türkiye’nin deniz stratejisi, denizlerdeki tarihi gücü ve ülkenin coğrafi kimliği üzerine inşa edilmiştir. Son yıllarda alınan ivme ise, Türk Donanması’nın sınırlar ötesine taşacak uzun soluklu bir dış politika hedefini yansıtmaktadır. Çünkü Türkiye’nin denizcilik kabiliyeti Ege Denizi, Karadeniz ve Akdeniz ile sınırlı değildir. Bu sebeple aynı zamanda Atlantik ve Hint okyanuslarında da güçlü bir şekilde var olmak hedeflenmektedir.

Türk denizcilik sanayii, son derece kabiliyetli olmasına rağmen uluslararası pazarlar yerine iç pazara yönelik çalışmaktadır. Ama Türk Denizcilik Endüstrisi asıl gücünü, birleşmeler veya ortak şirketler oluşturulmasıyla gösterecektir. Çünkü bu gelişme, sadece büyümeyi değil, aynı zamanda sektördeki gerekli olan globalleşmeyi de hızlandıracaktır.

MİLGEM projesinin ilk gemisi TCG HEYBELİADA (F-511) 2011 yılında göreve başladı
Kaynak: US NAVY

Amfibi Gemi TCG BAYRAKTAR (L-402) Ekim 2015 yılında göreve başladı Kaynak: ADİK

deniz bülten

KÖŞE YAZISINI PAYLAŞ :
YORUMLAR

Bu içerik için ilk yorumu siz yapabilirsiniz.

İsminiz* Zorunlu

E-Posta adresiniz* Zorunlu

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.


Deniz Bülten
Sitemizde yayınlanan tüm haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Haberlerin kopyalanması yasal açıdan kesinlikle yasaktır!
Copyright © 2017. Tüm Hakları saklıdır.